Category: Hikaye ve Anılar
“Öğretmenim” dedi. Yarısı kullanılmış kağıt mendil paketini uzatarak. “Bunu sana getirdim. Birazını kullanmıştım ama yenisini alacak param yok. Öğretmenler günün kutlu olsun.” Sonra cebinden haşlanmış bir yumurta çıkardı. “Bunu ikimiz yiyelim mi öğretmenim? Yarısı...
Brezilyalı iş adamı Thane Chiquinho Scarpa Mısır firavunlarına özendiğini, öbür dünyada da kullanabilmek için milyon dolar değerindeki arabasını bir törenle gömeceğini sosyal medyada duyurur. Oldukça geniş bir kitlenin ilgisini çeker. Epey de tepki toplar....
“Beşi bir yerde” sınıflardan birini okutuyorum. Çalıştığım köyde elektrik yok. Gecemizi gaz lambaları aydınlatıyor. Ya da luks dedikleri tüplü aydınlanma aracı. Hayat Bilgisi dersinde trafik ışıklarını anlatıyorum öğrencilere. Tahtaya da renkli tebeşirlerle çizip görselleştiriyorum...
İlkokula gidiyordum. Çocukluğumun yoksulluk günleriydi. Babamın işsiz olduğu tarihlere denk gelir. O gün okuldan çıkmıştım, babamla bir lokantaya girmiştik. Tezgahta daha önce soframıza hiç teşrif etmemiş bir yemek görmüştüm. Köfteler sulu patatesin içindeydi. Hiç...
Vaktiyle bir köy ağası bir çoban tutar. Çobana 100 tane koyun teslim eder. “Aman koyunlarıma iyi bak, parayı düşünme” der Çoban koyunları alır gider. Aylar geçer, günler geçer, Ağa konağın bahçesinde yemek yerken elinde...
İstanbul’da güneşli bir günün sabahı. Topkapı Sarayı’nın avlusu.Has Oda’nın kapısı açıldı. Uzun boylu geniş omuzlu bir adam yavaş yavaş arka bahçeye doğru ilerledi. Bu kişi, Avrupa’yı titreten, koca Akdeniz’i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti’nin...
Adamın komşusu tavuk horoz yetiştiriyordu Horozlarının içinde bir horoz vardı ki ötmeye başladığında hem sesi uzun hem de gür sesliydi, sabaha yakın ötmeye başlardı akşama kadar devam ederdi. Bunun yüzünden uykusuna doyamıyordu. Komşusuyla da...
Cami cemaati ve öğrencilerim ikindi namazından sonra cenaze namazını kılmak ve kıldırmak üzere caminin bahçesine çıktılar. Çıkmasına çıktılar ama asıl maraza orada başladı. Hepsi de ” Hocamızın namazını ben gıldırceen” diyordu da başka bir...
Peygamber Efendimiz, Uhud seferinde, ordunun önüne yavrularını emziren bir kedi çıkınca, kedinin başına ezilmemesi için bir nöbetçi dikip koca bir orduyu o kedinin etrafından dolaştırmış. Ve seferden döndüğünde o nöbetçiden kediyi istemiş ve sahiplenerek...
Caminin birinin çay ocağında oturuyoruz Rizeli bi hacı abi ile, polisaj işi yapar oğullarıyla beraber küçük bi dükkanı var sanayide… içeri bir kadın girdi, hocaya müsaitseniz bir sorum var dedi ve Hoca efendi dışarı...
Memlekette bir sene kıtlık olmuş; arpa, buğday kalmamış. Kış da gelip çatmış. Nasreddin Hoca, eşeğinin her gün arpasını azaltmaya ve hayvanın günlük payından kesmeye mecbur kalmış. Her gün birer parmak eksilen arpa, son zamanlarda...
Bugün son ders geçmek bilmiyordu, neyse ki zilin çalmasına yalınızca beş dakika kalmıştı. Her bir kaç saniyede kolumdaki saate bakmaktan gözlerim yorulmuştu. Zilin sesini duyduğumda, çantamı kaptığım gibi nefesim kesilene kadar koşmaya başlamıştım. Bir...
Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler...
Bir işçi iş kazası geçirir ve kaza ile ilgili yazılı ifadesine “planlama hatası” yazar ve imzalar. Yazılı ifadeyi inceleyen şantiye şefi pek bişi anlamaz ve detaylı olarak anlatmasını ister. İşçi yeniden yazdığı ifadeye aynen...
İstanbul’da oturan Rum asıllı Yorgo Nikolav, kekeme olan oğlu Peter’in tedavisi için elinden gelen her şeyi yapar ama çare bulamaz. Tek umudu oğlunun evlenmesidir. Uygun eş bulunur. Düğün yemekleri pişirilir ve gerekli hazırlıklar yapılır....
Yılların marangozuydu. Saçlarını o küçük atölyesinde ağartmıştı. Eskisi kadar işi yoktu artık. Fabrika mamulü eşyalar piyasayı istila etmişti. El işi özel imalat meraklıları dışında kimse gelmiyordu dükkânına. Hani neredeyse birer sanat eseri olan masalar,...
Bir gurup zengin arazi araçlarıyla Karadeniz yaylalarında gezerlerken yolda eşeğiyle ilerleyen yaşlı bir amcaya rastlarlar. Gurubun içinde antikacılıkla uğraşan zengin bir iş adamı da vardır. Bu iş adamı eşeğin sırtına serili kilimi fark eder...
Bakın ben sizin paylaşmaya utanacağınız bir fotoğrafı burada binlerce insanın önünde hiç çekinmeden paylaşıyorum. Köylerde gezerken inek dışkılarından yeni yapılmış buram buram kokan tezeklerin yanında elimde simit yiyerek dolaşıyorum… Bütün yakın arkadaşlarım burada, yedi...
Küçük çocuk ve babası, gittikleri parkta bir banka oturmuşlar, tatlı bir sohbete başlamışlardı. Mayıs ayı geldiğinden her taraf yemyeşildi. Dört bir yandan güzel kokular yükseliyor, kuş sesleri bir an bile kesilmiyordu. Küçük çocuk altı...
“Her şeyde bir hayır vardır” diyenler çoktur. “Olan şey hayırlıdır” diyenler de… Hocalık yıllarımda yaşadığım bir olay, bu gerçeği çok iyi gösterecek türden… Benden anlatması, sizden yorumlaması… Sakarya Üniversitesi, Sapanca Gölü’ne bakan şimdiki kampüsüne...