<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İçerikler Kategorisi - Başucu Yazıları</title>
	<atom:link href="https://www.basucuyazilari.com/category/icerikler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.basucuyazilari.com/category/icerikler/</link>
	<description>Duyulmamış Hikayeler, fıkralar, gündemdeki konular. Bizimle güzel vakit geçirmeniz dileğiyle.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Sep 2023 08:52:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.basucuyazilari.com/wp-content/uploads/2022/08/cropped-basucu-yazilari-favicon-1-32x32.jpg</url>
	<title>İçerikler Kategorisi - Başucu Yazıları</title>
	<link>https://www.basucuyazilari.com/category/icerikler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dünyada Misafiriz..</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/dunyada-misafiriz/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/dunyada-misafiriz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2022 10:25:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.basucuyazilari.com/?p=15784</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Erken yaşta emekli oldum ben&#8221; diye başladı söze.. &#8220;Emekli olmadan evimi arabamı da almıştım..Dört çocuğum var, onları da evermiştim&#8221; Anlatırken gözleri yerde kendi ayakta&#8230; Bir ben, bir hanım, bir tas çorba, bir tas yoğurt,&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/dunyada-misafiriz/">Dünyada Misafiriz..</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Erken yaşta emekli oldum ben&#8221;</p>
<p>diye başladı söze..</p>
<p>&#8220;Emekli olmadan evimi arabamı da almıştım..Dört çocuğum var, onları da evermiştim&#8221;</p>
<p>Anlatırken gözleri yerde kendi ayakta&#8230;</p>
<p>Bir ben, bir hanım, bir tas çorba, bir tas yoğurt, biraz turşu..</p>
<p>Gahersiz (kahırsız) ayağımızı uzatıp yaşardık..</p>
<p>Ama daha ne yaşımız var ne yasımız çok şükür.</p>
<p>Hanım gezelim ne işimiz var der,</p>
<p>Yok dedim..</p>
<p>Paramız var yahu elimiz ayağımız tutuyorken şu kaplıcalara gidelim der, yok derdim..</p>
<p>Şöyle bir yürüyelim der,</p>
<p>Yok derdim.</p>
<p>Beş lira harçlık ister, iki lira verirdim..</p>
<p>Neden bilmem onun istediği kanalı bile açmazdım.</p>
<p>Son beş altı senedir de onunla uyumazdım..</p>
<p>Telefonla konuşsa uzatma kapat,</p>
<p>Bir komşuya hamur pişirip vermek istese tantana çıkarırdım..</p>
<p>Ve güya hanımım CAN yoldaşımdı..</p>
<p>O bana CAN yoldaşıydı ama meğer ben değilmişim.</p>
<p>Bir sabah uyandım yok..</p>
<p>Yastığının altında çorapları, tulbenti var, ayaklarını sildiği havlusu bile ıslak ama o yok.</p>
<p>Kıldığı son vakit namazı sabah namazıydı öğlen namazından sonra topraktaydı benim hanım.</p>
<p>Evim, arabam, elimde TV kumandam, cebimde param&#8230;</p>
<p>Her şeyim bana kaldı&#8230;</p>
<p>O gitti&#8230;</p>
<p>Yalnız kaldım..</p>
<p>Onun tüm istedikleri imkan dahilindeydi..</p>
<p>Ama ben istemedim..</p>
<p>Sağlığım param gücüm kuvvetim ve karım varken ben hiçbiri için yoktum.</p>
<p>Şimdi karım gitti ama ben hepsi ile var iken yok oldum..</p>
<p>Şimdiki aklım olsaydı cümlesi bir geç kalınmışlık çığlığı..</p>
<p>Şimdiki aklınızı, vicdanınızı can yoldaşlarınızdan esirgemeyin.</p>
<p>Evlatlarınız ne görecekse sizin kapınızda görsün..</p>
<p>Dünyada misafiriz..</p>
<p>Kim kimden önce gider belli değil..</p>
<p>Eşlerinize güddüğünüz inat sizin vicdanınızda taş olur, onun başucuna dikilmiş taşa bakar kalırsınız&#8230;</p>
<p>Yaşanmış ve yaşanan bir hayat hikayesidir..</p>
<p>***Asalet Salgınoğlu</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/dunyada-misafiriz/">Dünyada Misafiriz..</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/dunyada-misafiriz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>50 Liranız Var mı Acaba?</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/50-liraniz-var-mi-acaba/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/50-liraniz-var-mi-acaba/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2022 06:30:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.basucuyazilari.com/?p=15479</guid>

					<description><![CDATA[<p>50 liranız var mı acaba ? Varsa lütfen çıkarıp arka yüzüne bakar mısınız. Orada bir hanımefendinin fotoğrafını göreceksiniz. Para üzerine fotoğrafı basılan ilk Türk kadını. Kendisi ilklere pek yabancı değil aslında. İlk Türk kadın&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/50-liraniz-var-mi-acaba/">50 Liranız Var mı Acaba?</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>50 liranız var mı acaba ?</h3>
<p>Varsa lütfen çıkarıp arka yüzüne bakar mısınız.</p>
<p>Orada bir hanımefendinin fotoğrafını göreceksiniz.</p>
<p><strong>Para üzerine fotoğrafı basılan ilk Türk kadını.</strong></p>
<p>Kendisi ilklere pek yabancı değil aslında.</p>
<p>İlk Türk kadın roman yazarı,</p>
<p>ilk Türk kadın çevirmen,</p>
<p>ilk “muhafazakar” feminist,</p>
<p>eserleri batı dillerine ve Arapçaya çevrilen ilk Türk kadın yazar ve düşünür…</p>
<p>Evet, Ahmet Cevdet Paşa&#8217;nın muhterem kerimesi Fatma Aliye Hanımdan bahsediyoruz.</p>
<p>Ne kadar parlak bir <a href="https://www.basucuyazilari.com/tag/kariyer/" class="st_tag internal_tag " rel="tag" title="kariyer">kariyer</a> ve ışıltılı bir hayat değil mi?</p>
<p>Değil maalesef…</p>
<p>Çünkü madalyonun bir de öbür yüzü var.</p>
<p>Döneminin bazı düşünce sahipleri gibi “Batı&#8217;nın iyi yönlerini almak lazım” diyen Fatma Aliye hanım dört kızından ikisini, Nimet ve İsmet&#8217;i o dönemde yeni açılan Fransız okulu Dame de Sion&#8217;a kayıt ettirir.</p>
<p>Nimet okuldaki hocaların hristiyanlık telkinlerinden rahatsız olur ve okuldan ayrılır. Fakat İsmet durumdan pek şikâyetçi değildir ve okulda kalmakta ısrar eder. İki kız kardeş daha sonra yüksek tahsil için Fransa&#8217;ya giderler. Nimet tahsilini tamamlayıp döner fakat İsmet geri dönmeyeceğini annesine bir mektupla bildirir. Ve uzun süre iletişimleri kopar.</p>
<p>Ve nihayet yıllar sonra sevgili kızından bir haber alır Fatma Aliye Hanım;</p>
<p>İsmet bir katolik rahibesi olmuştur.</p>
<p>Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa&#8217;nın yeğeni Faik Bey&#8217;den olma, Mecelle&#8217;nin müellifi anlı şanlı Ahmet Cevdet Paşa&#8217;nın kızı Fatma Aliye Hanım&#8217;dan doğma İsmet Hanım rahibe olmuştur.</p>
<p>“Ölmeden önce ölmek bu olsa gerek”der Fatma Aliye Hanım. Bütün yazı hayatına son verir ve ömrünün bundan sonraki kısmını kızını aramakla geçirir. Yıllarca ne kendisi kızından bir haber alabilir, ne de kimse kendisinden bir haber alabilir. Hatta gazetelerde hakkında çıkan ölüm ilanını düzelttirmek isteyen yakınlarına engel olur, “bırakın öldü bilsinler” der.</p>
<p>Babasından kalan serveti kızını bulmak için harcar fakat nafile.</p>
<p>Nihayet muzdarip ruhu yorgun ve küskün bedenini terk eder ve kızını bulamadan bu dünyadan göçüp gider…</p>
<p><strong>50 lira hala elinizde mi ?</strong></p>
<p>Onunla varsa kızınız veya oğlunuza bir hediye alın. Çikolata filan da olur tabi, ama başka şeyler de olabilir.</p>
<p>Bir Elifbâ, Namaz Kitabı veya bir İlmihâl Kitabı mesela.</p>
<p>Yavrunuzu kimselerin eline bırakmayın ve O&#8217;nu iyi bir Müslüman olarak yetiştirmenin bir yolunu bulun.</p>


<p>Alıntı</p>



<p></p>



<p>Okuduğunuz için teşekkür ederim. Paylaşırsanız çok mutlu olurum.</p>



<p>Not :Sayfamızın mesaj bölümünden bize ulaşın, sizin hikayenizi de paylaşalım.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/50-liraniz-var-mi-acaba/">50 Liranız Var mı Acaba?</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/50-liraniz-var-mi-acaba/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlarımız</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/kadinlarimiz/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/kadinlarimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 13:27:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[ibretlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarımız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.basucuyazilari.com/?p=15164</guid>

					<description><![CDATA[<p>kadınlarımız; Soğanları pembeleşinceye kadar kavurdu kadın. Biraz domates rendeledi, bir kaşık da salça ekledi. Akşamdan suya ısladığı fasulyeleri döktü üzerine. Biraz tuz serpti, çok az da şeker. Kırsın diye ev yapımı salçanın ekşisini. Önce&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/kadinlarimiz/">Kadınlarımız</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><a href="https://www.basucuyazilari.com/tag/kadinlarimiz/" class="st_tag internal_tag " rel="tag" title="kadınlarımız">kadınlarımız</a>; Soğanları pembeleşinceye kadar kavurdu kadın.</p>



<p>Biraz domates rendeledi, bir kaşık da salça ekledi.</p>



<p>Akşamdan suya ısladığı fasulyeleri döktü üzerine.</p>



<p>Biraz tuz serpti, çok az da şeker. Kırsın diye ev yapımı salçanın ekşisini.</p>



<p>Önce harlı ateşte kavurdu biraz, sonra kısık ateşte uzun uzun pişirdi.</p>



<p>Serdi keten masa örtüsünü, koydu üzerine iki tabak, ortaya da bol soğanlı bir salata. Keşke sadece soğan doğrarken ağlasaydı…</p>



<p>Dumanı üzerinde koydu yemeği tabaklara, bir ekmeğin ucundan kopardı, uzattı adama.</p>



<p>Adam kafasını kaldırmadan aldı ekmeği, bir lokma kopardı, attı ağzına. Bir kaşık da yemekten aldı, sonra çekti örtüyü, sofranın altını üstüne kattı.</p>



<p>Yemeğin tuzu eksikti, adamın insanlığı…</p>



<p>İçindeki öfkeye eksik olan tuzu bahane etti, hıncını kadından çıkardı.</p>



<p>Taşlar, sopalar, yumruklar kırabilirdi kadının kemiklerini, ama kelimeler kadar canını yakamazdı hiçbiri.</p>



<p>Kemikleri iyileşti zamanla, ama ruhu hiçbir zaman iyileşmedi kadının.</p>



<p>Kendisine uzanan her ele karşı ürkek kaldı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="300" height="450" src="https://www.basucuyazilari.com/wp-content/uploads/2022/07/kadinlarimiz.jpg" alt="" class="wp-image-15187" srcset="https://www.basucuyazilari.com/wp-content/uploads/2022/07/kadinlarimiz.jpg 300w, https://www.basucuyazilari.com/wp-content/uploads/2022/07/kadinlarimiz-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></figure>



<p>Hırpalandı, hor görüldü, aşağılandı, bıçaklandı, öldürüldü kadın ya da kadınlar, bizim kadınlarımız…</p>



<p>İnsan gibi yürüyebilecekleri bir yol bırakılmayınca, kendi içine doğru yürümeye başladı ve sonunda düştü.</p>



<p>Kendi içine düşen insanın orada boğulması kaçınılmazdı zaten&#8230;</p>



<p>Sonra bir gün kendisini esir eden bu hayattan kurtulmak istedi. ‘Bu yemeğin tuzu niye eksik, bu çocuk neden ağlıyor?&#8217; gibi sebeplerle daha fazla ölecek gücü kalmamıştı.</p>



<p>Bir boşanma dilekçesine imza attı, sokağın köşesini döner dönmez iki el silah atıldı.</p>



<p>Belki de hayatında ilk kez kendisi için bir şey yapmaya cesaret eden kadın, 50 metre menzilli bir tabancadan çıkan iki kurşunla kayıplara karıştı.</p>



<p>“Aldılar, götürdüler, namazı kılındı, gömüldü…”</p>



<p>Gazetelerde H.K. diye geçti adı.</p>



<p>Haberini okuyanlar derin bir nefes aldı, böyle bir felaketi kendileri yaşamamış olduğu için.</p>



<p>Sevmediği bir adamla zorla evlendiren babası bile ağladı ardından, ‘Pişmanım&#8217; dedi günah çıkarmak ister gibi.</p>



<p>Asıl darbeyi babasından almıştı aslında kadın, zaten ondan da görmemişti şefkatli bir dokunuş.</p>



<p>Hayatındaki tüm erkekler kırmıştı kolunu kanadını. Hatta bir kez kendisi kıymak istemişti canına.</p>



<p>Kocasının yumruğuyla kırdığı camın kırıklarını bileklerine gömmüştü.</p>



<p>Yakmıştı canını cam kırıkları, ama canın kırgınlığı daha çok acıtıyordu.</p>



<p>Canına okudular kadının, elbirliğiyle üstelik.</p>



<p>Geçmişine okudular, geleceğine okudular, ama kadına iki dize güzel bir şiir okumadılar.</p>



<p>Kahkahasına bile kulp taktılar kadının, yine elbirliğiyle üstelik.</p>



<p>Ama kulağının arkasına bir çiçek takmadılar.</p>



<p>Yetim yaralarıyla, öksüz hayalleriyle geçti bu dünyanın toprağından kadın. Biri geçti, diğerleri geçmekte hala…</p>



<p>Biri tacize, biri tecavüze, biri şiddete maruz kalıyor. Birinin saçının rengine karışılıyor, birinin eteğinin boyuna.</p>



<p>Ve bir diğerinin varlığı bile günah sayılıyor…</p>



<p>İşte tam şu an biri eve mahkûm ediliyor, biri cezaevine kapatılıyor, biri istemediği bir evliliğe zorlanıyor.</p>



<p>Kendinden geriye siyah-beyaz yarım tebessümlü bir fotoğraf kalan, dünyaya ‘ah&#8217;ını bırakarak giden tüm kadınların anısına…&#8221;</p>



<p></p>



<p>Sizinde düşüncelerinizi merak ediyoruz. Yorumlarınızı bekliyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/kadinlarimiz/">Kadınlarımız</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/kadinlarimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İNSAN NEDEN BAĞIRIR</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/insan-neden-bagirir/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/insan-neden-bagirir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2021 12:45:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.basucuyazilari.com/?p=7348</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslâm alimlerinden biri talebeleriyle Basra kıyısında gezinirken deniz kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Talebelerine dönüp: &#8220;İnsanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?&#8221; diye sormuş. Talebelerden biri: &#8220;Çünkü sükûnetimizi kaybederiz&#8221; deyince mübarek zat:&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/insan-neden-bagirir/">İNSAN NEDEN BAĞIRIR</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İslâm alimlerinden biri talebeleriyle Basra kıyısında gezinirken deniz kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Talebelerine dönüp:</p>



<p>&#8220;İnsanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?&#8221; diye sormuş.</p>



<p>Talebelerden biri:</p>



<p>&#8220;Çünkü sükûnetimizi kaybederiz&#8221; deyince mübarek zat:</p>



<p>&#8220;Ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden yüksek sesle konuşuruz? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de duyurabilecek ve demek istediklerimizi rahat aktarabilecekken niye avazımız çıktığı kadar boğazımızı yırtarak bağırırız?&#8221; diye tekrar sormuş.</p>



<p>Talebelerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış:</p>



<p>&#8220;İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak mecburiyetinde kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları lazım gelir.&#8221;</p>



<p>&#8220;Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır.</p>



<p>Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile lüzum kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini hakiki olarak seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.&#8221;</p>



<p>Daha sonra talebelerine bakarak şöyle devam etmiş:</p>



<p>&#8220;Bu sebeple tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine müsade etmeyin, izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözlerden uzak durun.</p>



<p>Ne demişler&#8230;</p>



<p>&#8220;Zerzevatçı bağırır, Sarraf bağırmaz,</p>



<p>Eskici bağırır, Antikacı bağırmaz&#8230;.</p>



<p>FİKRİ KIYMETLİ OLAN BAĞIRMAZ. BAĞIRAN DÜŞÜNEMEZ, DÜŞÜNEMEYEN KAVGA EDER.</p>



<p>SESİMİZİ DEĞİL SÖZÜMÜZÜ YÜKSELTELİM.</p>



<p>Rabbim bizleri;</p>



<p>&#8221; Güzel sözle, hikmetle ve nezaketle &#8221; davranan kullarından eylesin. </p>



<p>Beğendiyseniz paylaşmayı unutmayalım.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/insan-neden-bagirir/">İNSAN NEDEN BAĞIRIR</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/insan-neden-bagirir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlik Nereye mi gidiyor?</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/genclik-nereye-mi-gidiyor/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/genclik-nereye-mi-gidiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 May 2021 10:33:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Madem bu ülkede yaşayan insanları gençler ve yetişkinler olarak ikiye ayırdınız, ben de siz yetişkinlere bazı sorular sormak istiyorum. Bir köşe yazarı olarak gençlerin nereye gittiğinden çok, yetişkinlerin nerede durduğuyla ilgilenmeniz gerekmiyor mu? Ülkenin&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/genclik-nereye-mi-gidiyor/">Gençlik Nereye mi gidiyor?</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Madem bu ülkede yaşayan insanları gençler ve yetişkinler olarak ikiye ayırdınız, ben de siz yetişkinlere bazı sorular sormak istiyorum.</p>



<p>Bir köşe yazarı olarak gençlerin nereye gittiğinden çok, yetişkinlerin nerede durduğuyla ilgilenmeniz gerekmiyor mu? Ülkenin başını belaya sokan olayların başaktörleri genelde gençler mi, yoksa yetişkinler mi? Bu ülkede yüz binlerce öğrenci tek bir soru fazla yapabilmek için dirsek çürütürken, birileri sınav sorularını ve sorularla birlikte gençlerin hayallerini çaldı ve geleceğimizi çürüttü. Bu soruları çalanlar lise öğrencileri miydi?</p>



<p>15 Temmuz&#8217;u planlayanlar kaçıncı sınıfa gidiyordu? Milletin yüzüne baka baka yalan söyleyen siyasetçiler hangi üniversitede okuyor? Sanatçı kimliğiyle her türlü ahlaksızlığı yapanlar ergen mi?</p>



<p>Din adamı sıfatıyla ekranlara çıkıp inancıma ve değerlerime küfredenler kaç yaşında? Sinemada 7 yaş üstüne uygun olarak işaretlenmiş filmde bel üstüne çıkamayan yapımcılar kaç doğumlu? Lütfen artık gençliğe laf söylemeyi bırakın da yetişkinlere bakın ve “Sizler bu ülkenin geleceğisiniz!” gibi klişe sloganlardan vazgeçin.</p>



<p>Çünkü sizler bu ülkenin bugünüsünüz. Siz yaşadığınız günü bile kurtaramazken, yarınları kurtarma işini niçin bize ihale ediyorsunuz? Kimin elinin kimin cebinde belli olmadığı, çarpık ilişkilerle dolu dizilere reyting rekoru kırdıran sizlersiniz. Kan damlayan, şiddet kusan senaryoları siz yazdırıyorsunuz.</p>



<p><a href="https://www.basucuyazilari.com/tag/evlilik/" class="st_tag internal_tag " rel="tag" title="evlilik">Evlilik</a> gibi kutsal bir müesseseyi, evlilik programlarında virane bir gecekonduya dönüştüren yine sizsiniz. Youtube fenomenlerini seyrediyoruz diye ağlaşıyorsunuz. Ama o fenomenlere film çektirip parayı götüren sizlersiniz. Siz gece kulüplerinde kavga eden futbolcuları el üstünde tutarken, okul koridorlarında kavga eden öğrencileri disipline gönderemezsiniz.</p>



<p>Bir yandan her türlü rezilliği özgürlük olarak sunan, cinsiyetsiz bir toplum özlemiyle yanıp tutuşan yazarların kitaplarını okurken, bir yandan ailenin öneminden bahsedemezsiniz. Yetişkinler para hırsıyla sürekli inşaat yaparak şehri betona boğarken, gençlerden geleceği inşa etmelerini bekleyemezsiniz.</p>



<p>Alttan bir sürü dersiniz var, bize üst perdeden ahlak dersi veriyorsunuz! Size bir şey söyleyeyim mi? Yeni nesil pırıl pırıl. Hiçbir sıkıntı yok. Asıl sıkıntı, yeni nesle eski nesilleri unutturan yetişkinlerde. Son iki yılda kaç tane Türk filmi çekilmiş ve geçmişimizi anlatıyor. Kitapçıların çok satanlar rafındaki kitaplardan kaç tanesi gençlere ecdadını sevdirmek için yazılmış acaba?</p>



<p>Siz dedelerinizin emanetine sahip çıksaydınız, biz de yarınları emanet olarak kabul ederdik belki. Ama şu durumda hiç emanet alacak durumumuz yok! Kusura bakmayın!</p>



<p>Geçmişini unutturduğunuz bir nesle, gelecekten ödev veremezsiniz! Bu yüzden aranızda, “Yeni nesil şöyle, yeni nesil böyle!” diye konuşup durmayı bırakın!</p>



<p>“Senin yaşında Fatih İstanbul&#8217;u fethetmişti!” diyerek demagoji de yapmayın! Evet, 21 yaşındayım. Ama Fatih&#8217;in İstanbul&#8217;u fethettiği yaşta değilim. Çünkü benim babam II. Murad değil, hocam da Akşemseddin değil. Zaten İstanbul da artık Fatih&#8217;in fethettiği İstanbul değil.</p>



<p>Kalın sağlıcakla..</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/genclik-nereye-mi-gidiyor/">Gençlik Nereye mi gidiyor?</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/genclik-nereye-mi-gidiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düğün Mevsimi Geldi</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/dugun-mevsimi-geldi/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/dugun-mevsimi-geldi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 May 2021 10:31:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=110</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşım 30&#8217;a yaklaşınca ailem ve akrabalarım “Daha ne zaman evleneceksin” baskılarını arttırdılar. Sürekli olarak bir tanıdık kız tavsiyeleri vardı.Sonunda yakın bir arkadaşımın tavsiyesiyle, biriyle görüşmeye karar verdim. Bir akşam arkadaşım, benimle görüştürmek istediği hanımefendi&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/dugun-mevsimi-geldi/">Düğün Mevsimi Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yaşım 30&#8217;a yaklaşınca ailem ve akrabalarım “Daha ne zaman evleneceksin” baskılarını arttırdılar. Sürekli olarak bir tanıdık kız tavsiyeleri vardı.Sonunda yakın bir arkadaşımın tavsiyesiyle, biriyle görüşmeye karar verdim. Bir akşam arkadaşım, benimle görüştürmek istediği hanımefendi hep birlikte dışarıda çıktık. Sakin efendi bir kızdı. Kafalarımız ilk dakikadan itibaren uyuştu. Sonrasında 6 ay kadar birbirimizi tanıma fırsatı bulduk. Evlenme fikri iyiden iyiye kafamda yerleşti. Ailelerimizde hemen hemen aynıydı. Ortalama geliri olan mütevazı yaşan insanlardı.</p>



<p>Evlilik konuları açıldığında kendisinden önce evlenen arkadaşlarının nasıl evlilik teklifleri aldıklarından bahsediyor, her detayını uzun uzun anlatıyordu.</p>



<p>Sürprizler, organizasyonlar, balonlar, lüks restoranlar, pahalı tektaş yüzükler vs. vs… aslında bir çoğu romantik filmlerdeki ya da dizilerdekinin aynısıydı. Muhtemelen kendisi de böyle şeyler bekliyordu. Sonuçta böyle şeyler ÖMÜRDE BİR KERE yapılan şeylerdi.</p>



<p>Kendimi hazırlamıştım o akşamki yemekte evlilik teklif edecektim. Lüks bir restorandan rezervasyon yaptım. Tektaş yüzük aldım. Kıyafet <a href="https://www.basucuyazilari.com/tag/ayakkabi/" class="st_tag internal_tag " rel="tag" title="ayakkabı">ayakkabı</a> vs… hazırlandım gittim. Yemekten sonra onun beklediği şekilde dizimin üzerine çöküp evlilik teklif ettim. Filmlerdeki, dizilerdeki gibi… Kabul etti. İkimizde çok mutluyduk. Tabi bu gecenin bana maliyeti yaklaşık 3 Bin TL oldu.</p>



<p>Konu haliyle kız isteme, nişan, <a href="https://www.basucuyazilari.com/tag/dugun/" class="st_tag internal_tag " rel="tag" title="Düğün">düğün</a> bölümüne gelmişti. Kız isteme için günü kararlaştırdık. Ailemle birlikte gittik. Bu işlerden çok ta anlamadığım için kız arkadaşım bana yapılması gerekenleri söylüyor bende ne lazımsa alıyordum.</p>



<p>Kız istemeye giderken bir çiçek bir <a href="https://www.basucuyazilari.com/tag/cikolata/" class="st_tag internal_tag " rel="tag" title="çikolata">çikolata</a> devri maalesef kapanmış. Özel gümüş gondol içerisinde en kaliteli ve en pahalı çikolatalardan almak, en büyük çiçeği yaptırmak gerekiyormuş…</p>



<p>E kız istenirken damat şık olması gerekiyor malum… takım elbiselerimiz çiçek çikolata derken 2 Bin lira da bu bölümde masraf ettik.Kahvelerimizi içtik aile büyükleri kızı istedi… Malum durumlar. Gecenin sonunda çok mutluyduk.</p>



<p>Nişan günü belirlendi hazırlıklar başladı. Salon, kuaför, hediyeler, bohçalar, yüzükler, elbiseler, fotoğrafçı vs. derken 6 Bin TL masraf ettik.Yakın akrabalar ve arkadaşlarımızın katılımıyla güzel bir gece oldu.</p>



<p>“Olsundu mutluluğumuz için her şeye değerdi. Ömürde bir kere oluyordu sonuçta.”</p>



<p>Şimdi sıra kına ve düğündeydi. Mütevazı bir semtten evimizi tuttuk.Fakat ne o evi doldurmak için ne de düğün masrafları için ikimizin ailesinde de para yoktu.</p>



<p>Kendi birikimimi de evlilik teklifi nişan vs derken bitirmiştim. Ailemin birikimi de ancak takılara yetecekti. Ailelerimizi yormamak adına kendimiz kredi çekmeye karar verdik.80 Bin TL kredi çektik. Evlendikten sonra takılan takılarla bir kısmını kapatıp gerisini de taksitle ödeyecektik.</p>



<p>Evimiz için alışverişe çıkmaya başladık. Mobilya, halı, perde, beyaz eşyalar, halılar vs derken 36 Bin TL harcadık. “Olsundu mutluluğumuz için her şeye değerdi.Ömürde bir kere oluyordu sonuçta.”</p>



<p>Bu arada düğün salonunu bulduk, alyans, davetiyeler, nikah şekerleri, gelinlik, damatlık, düğün albümü çekimleri, saçı makyajı, yakın akrabalar hediyeler, bahşişler, çiçekler vs derken elimizde kalan paranın 30 Binini de böyle harcadık. Düğünden sonra balayı tatili olmazsa olmazdı. İyi bir acenteden balayı için tatil satın aldık. 5 Binde orada gitmişti.</p>



<p>Düğünden bir gün önce kına gecemiz vardı. Yine aynı prosedürler burada da işledi. Salon, kıyafet vs. vs. 9 Bin TL maliyetle kına gecemizi de yaptık. Düğünümüz tamda eşimin istediği gibi oldu. Arkadaşları ne yaptıysa bizde yapmıştık. Kimseden eksik kalmadık çok şükür (!)</p>



<p>Düğün balayı tatili vs. bitti. Acı gerçeklerle yüzleşmeye başladık. Toplamda 90 Binin üzerinde masraf yapmıştık. Benim ailemin aldığı 20 Binlik takı ve eşimin ailesinin aldığı hediyeler hariç!</p>



<p>Çektiğimiz kredinin bir bölümünü takılarla kapattık. Geri kalanını da taksitle 2 yıldır ödüyoruz. İkimiz çalışmamıza rağmen birimizin maaşı krediye gidiyor. Diğerimizin maaşı da evin ihtiyaçları, kira vs derken ucu ucuna yetiyor. Bazı aylar onu da yapamıyoruz. Bu maddi sıkıntılar yüzünden eşimle kavga ediyor. Birbirimizin kalbini kırıyoruz.</p>



<p>“Mutluluğumuz için her şeye değer” derken, meğerse mutsuz olmak her şeyi yapmışız. Sonradan düşündükçe anlıyor insan, evlilik teklifi için lüks restorant ve en gösterişlisinden tektaş yüzük olmasa olmaz mıydı acaba?</p>



<p>Kız isteme bölümünde en lüks çikolata ve çiçek yerine orta halli olsa olmaz mıydı? Ev için aldığımız misafir odası, misafir yemek takımı, misafir masası, en lüksünden beyaz eşyalar, koltuk fiyatına küçücük sehpalar olmasa olmaz mıydı?</p>



<p>Kına gecemizi böyle şaşalı değil de daha mütevazi yapsak hatta balo gecemizin içinde olsa olmaz mıydı? Düğünümüzü daha uygun fiyatlı bir salonda yapsak, o gelinlik yerine diğerini alsak, o beyaz smokin yerine daha uygun fiyatlı başka takım elbise alsak, hatta o en bilinen markadan olmayıverse…</p>



<p>Olmazdı? O zaman sosyal medyada düğününün her detayını paylaşanlardan, arkadaşlarından Fatma Teyzenin kızının düğününden, İbrahim Amcagilin düğününden eksik kalırdık. Nasılda ayıplarlardı bizi, küçümserlerdi belkide…</p>



<p>Velhasıl 2 yıldır çektiğimizi bir biz biliyoruz…”Sözde” mutlu olmak için ömrümüzün ve evliliğimizin en güzel 2 yılını 3 saatlik bir düğün için harcadık.</p>



<p>Borcumuz ne zaman bitecek belli değil. En güzel düğün bizimki olsun diye daha kaç yılımızı kavgalarla heba edeceğimiz belli değil. Sen sen ol bekar kardeşim, yapma! “Mutlu olmak için evlen” borç ödemek için değil. Ömrünün en güzel yıllarını bankalara ipotek etme. Düğünde hediye ettiğin süslü ponponlu şekerlerin unutulur, ama maddi sıkıntı durumunda eşine söylediğin en küçük söz yıllarca yara olarak kalır!.</p>



<p>(Düğün mevsimi geldi. Allah yardımcıları olsun )</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/dugun-mevsimi-geldi/">Düğün Mevsimi Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/dugun-mevsimi-geldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bana Bişey Olursa</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/bana-bisey-olursa/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/bana-bisey-olursa/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:26:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=825</guid>

					<description><![CDATA[<p>İş hayatında oldukça başarılı ve yaptığı tüm işlerde başarılı olan adam oldukça zeki olmasına rağmen iş ev işlerini yapmaya geldiğinde ne yapacağını bilmeyen, çaresiz ve beceriksiz bir adama dönüşüyordu. Karısı durumdan oldukça şikayetçiydi ve&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/bana-bisey-olursa/">Bana Bişey Olursa</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İş hayatında oldukça başarılı ve yaptığı tüm işlerde başarılı olan adam oldukça zeki olmasına rağmen iş ev işlerini yapmaya geldiğinde ne yapacağını bilmeyen, çaresiz ve beceriksiz bir adama dönüşüyordu.</p>



<p>Karısı durumdan oldukça şikayetçiydi ve ev işlerinde kendisine yardım etmemesinden yakınıyordu..</p>



<p>Karısı bir gün adamı karşısına alıp “Arkadaşım Ayşe&#8217;nin kocası Ahmet temizlikten tutta yemek yapmaya, çamaşır yıkamaya kadar herşeyi öğrenmiş. Olur da bir gün Ayşe&#8217;ye bir şey olursa kendi başının çaresine bakıp evi idare edebilir. Allah korusun benim başıma bişi gelse sen ne yapacaksın acaba? Bunu hiç düşündün mü?” diye sordu.</p>



<p>Adam biraz düşünüp “Sorun değil hayatım Ahmet&#8217;in yanına taşınırım” dedi.</p>



<p></p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/bana-bisey-olursa/">Bana Bişey Olursa</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/bana-bisey-olursa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evlerin İffeti</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/evlerin-iffeti/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/evlerin-iffeti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:24:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=823</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlı kadın, usulca odasından çıktı. Salondan torunu ile gelinin sesleri geliyordu: “-Oğlum, sofra hazır, çorbanı koydum; haydi gel de soğutmadan ye!..” Salonun en kuytu yerine geçti, yerde kendine ait köyden getirdiği minderin üzerine oturdu.&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/evlerin-iffeti/">Evlerin İffeti</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yaşlı kadın, usulca odasından çıktı. Salondan torunu ile gelinin sesleri geliyordu:</p>



<p>“-Oğlum, sofra hazır, çorbanı koydum; haydi gel de soğutmadan ye!..”</p>



<p>Salonun en kuytu yerine geçti, yerde kendine ait köyden getirdiği minderin üzerine oturdu. Çocuk, babaannesini görünce:</p>



<p>“-Babaanneciğim, gel beraber yiyelim!..” dedi.<br>Yaşlı kadın mânidâr bir şekilde iç çektikten sonra:</p>



<p>“-Evin erkeği gelmeden akşam sofrasına oturulmaz. Hele babanız gelsin, beraberce yeriz inşaâllah!” dedi.</p>



<p>Evin gelini:</p>



<p>“-Aman anneciğim, eskidenmiş onlar!.. Şimdi acıkan yemek sofrasına oturur, o da gelince yer.” dedi. Yaşlı kadın:</p>



<p>“-Kızım, nasıl insanların bir edebi, hayâsı, iffeti varsa, evlerin de iffeti ve edebi vardır.”</p>



<p>Torunu dayanamayarak alaycı bir tavırla söze karıştı:<br>“-Yaa babaanne, neymiş bu evlerin iffeti… Anlat bakalım, merak ettim!..” dedi.</p>



<p>Yaşlı kadın söze başladı:<br>“-Biz küçükken annelerimizden önce babalarımızın karşısında edepli oturmayaı öğrenirdik. Evde babamız, annemiz varken ayağımız uzatıp oturmaz, büyüklerimiz konuşurken söz hakkı verilmedikçe söze dâhil olmazdık. Büyüklerimiz odaya girdiğinde hemen toparlanır, kalkıp onlara oturmaları için yer verirdik. Aslâ babamız sofraya oturmadan sofraya el uzatmazdık.</p>



<p>Babamız gelir, «Besmele» çeker, «Haydi buyurun.» derdi. Huzurla hepimiz başlardık yemeğe… Sonunda da sofra duâsını kardeşlerimiz aramızda sıra ile okurduk. Hiç âilece yenen yemek kadar lezzetli yemek olur mu? Bu sofranın edebidir, yavrum!..”</p>



<p>Torunu:<br>“-Bu kadar baskı karşısında depresyona girmez miydiniz babaanneciğim!” dedi.</p>



<p>“-Hayır, yavrum bizim zamanımızda saygı olduğu için sevgi hep bâkî kalırdı. Sevgi var oldukça da hiç depresyona giren olmazdı. Yemekler lezzetli, uykular dinlendiriciydi. Biliyor musun? Ben depresyon kelimesini ilk defa burada duydum, hattâ köyümüzde bir tane akıldan mahrum birisi vardı, «Deli İbram» derlerdi. Vallahi, o bile o kadar mutluydu ki, anlatamam. Akşama kadar sokakta çocuklarla oynar, acıkınca bir kapıyı tıklatır; «Aba acıktım, aba su ver!» derdi. Hangi kapıyı çalsa, boş çevrilmezdi. Berber saçları uzadıkça tıraş eder, hamamcı arada yıkardı. Cumaları esnaf elinden tutar, namaza bile götürürlerdi. Yani hiç kimse onu dışlamazdı..<br>Şimdi hiçbir şeye saygı kalmadı. Bak evlere bile saygı yok bu şehirde! Herkes akşam olduğu hâlde perdelerini örtmemiş, bütün evlerin içi görünüyor, ama kimse utanmıyor. Biz daha hava kararmaya başlamadan kalın perdelerimizi çeker, ondan sonra evin ışıklarını yakardık. Hattâ perde kapalıyken üzerimizi değiştirmeye edep eder; ışığı söndürür, yere çömelir öyle üzerimizi değiştirirdik. Gölgemizin bile dışarıdan görünebileceğini düşününce yüzümüz kızarırdı.”</p>



<p>Bu sırada gelini, oturduğu yerden kalktı, mahcup bir edâ ile salonun perdelerini çekti.</p>



<p>“-«Evin edebi, önce perdesinin çekilip çekilmediğinden belli olur.» derdi büyüklerimiz…</p>



<p>Evler, kocaman duvarlarla çevrilmiş avluların içinde olduğu hâlde hiç kimse iç çamaşırlarını ulu orta asmazdı, ev ahâlisinden bile edep ederlerdi. Ben daha küçükken giydiğim şalvarı en ön ipe asmışım, hemen anam gelip; «Kız, baban bugün avluya çıktı, senin şalvarın asılı idi, utancımdan yerin dibine girdim. Bir daha öyle ortaya asma, çamaşırların en arkasındaki ipe as!.. Üstüne uzun bir tülbent ört, sonra mandalla… Altında ne olduğu görünmesin!.. İffetimiz, edebimiz bir giderse, ortada îmanımız kalmaz!..» dedi. Tabiî ben 12 yaşlarındaydım, annem bunları bana söylerken ben yerin dibine girdim. Şimdi öyle mi? Geçende bir nefes alayım diye balkona çıktım, karşı komşu, bütün çamaşırları asmış uluorta, ben utancımdan hemen içeri girdim.</p>



<p>Bugün yemekler dışarıda yeniyor, «göz hakkı» oluyor, kimse umursamıyor. Çarşı pazardan alınanlar şeffaf poşetlerde eve geliyor; alan var, alamayan var. Göz hakkı, kıskançlık oluyor bu yenenlerde… Hiç şifâ olur mu yavrum? Bizim Peygamberimiz sallâllâhu aleyhi ve sellem, «Yemeğinizin kokusu ile komşunuza eza etmeyiniz.» buyuruyor. Bugün kokuyla, gösterişle çevredekilere hep ezâ veriliyor. Tabiî ki yenilenler içinize sıkıntı veriyor. Sonra da «depresyon» diye diye doktorlara gidiliyor.</p>



<p>Evin bir edebi daha vardır ki, en önemlisi de budur herhalde… Evin içinde yaşananlar, aslâ dışarıda anlatılmaz; yenenler, içilenler, muhabbetleşmeler, kavgalar… Bu da evin iffetinden sayılır ve hiç kimseye anlatılmazdı. Bu yüzden problemler ev içinde kolaylıkla çözülürdü. Zaten Peygamberimiz de özellikle karı-koca arasında olanların etrafa yayılmasının ne büyük bir günah olduğunu hep hadislerinde anlatıyor, değil mi Leylâcım!..” dedi gelinine… Leylâ mahcup bir şekilde:<br>“-Evet anneciğim.” diyebildi.</p>



<p>Torunu:</p>



<p>“-Babaanneciğim, şimdi facebook diye bir şey var; insanlar gittikleri lokantalarda yedileri şeylerin fotoğrafını çekip binlerce kişiye gösteriyorlar!..”</p>



<p>“-Aayy ne ayıp… İnsan hiç yediğini söyler mi?”</p>



<p>“-Âh anneciğim, her hâllerinin fotoğrafları var. Gezdikleri yerlerin, yedikleri yiyecek-içeceklerin, aldıkları eşyâ ve kıyâfetlerin, hattâ beylerinin aldığı çiçekleri üzerinde yazdıkları notlarla paylaşıyor insanlar…”</p>



<p>“-Yavruuum, sen neler diyorsun? Kıyamet koptu kopacak desene… Evler çırılçıplak kaldı desene…” dedi gözyaşları içinde anlatmaya devam etti:</p>



<p>“-Biz beylerimizle yan yana yürümeye ar edinirdik; dul kalanlar var, evlenemeyenler var. Onların gönül yaralarına tuz basmayalım diye, beylerimizin bir adım gerisinden yürürdük… Şimdi kavgalar ortada, sevmeler ortada… Tabiî ki, hiç mahremiyet kalmayınca samimiyet de kalmıyor. Evin bereketi, büyüklere saygıdadır. Evin iffeti, örtülen perdedir. Sevginin iffeti, gizliliktedir. Gözün iffeti, göz kapaklarındadır. Bedenin iffeti, tesettürdedir. Utanma, hayâ, îmandan bir şûbedir. Bakın size, benim annemin anlattığı bir hikâyeyi anlatayım. Hikâye dedimse, adı hikâye… Aslında bir hadîs, hadîs-i kudsî hem de… Yani mânâsını Allâh&#8217;ın Peygamber Efendimize haber verdiği, sözlerini ise Peygamberimizin kendi sözleriyle ifade ettiği bir hadis…</p>



<p>Bu hadîs-i kudsîye göre:<br>“Allah Teâlâ, Âdem aleyhisselâm&#8217;ı yarattığı vakit Cebrâil aleyhisselâm ona üç hediye getirdi: İlim, hayâ, akıl. Ona dedi ki: «Ya Âdem!.. Bunlardan dilediğini seç!..»<br>Âdem aleyhisselâm aklı tercih etti. Cibrîl aleyhisselâm hayâ ve ilme, makamlarına dönmelerini emretti. Hayâ ve ilim dediler ki:</p>



<p>“-Biz, âlem-i ervâhta (ruhlar âleminde) hep beraber idik. Birbirimizden aslâ ayrılmayız. Ruhlar cesetlere girdikten sonra da aynı şekildedir. Ve akıl nerede olursa, biz ona tâbî oluruz.<br>Cibrîl aleyhisselâm da öyle ise yerlerinize yerleşin!..” diye emretmekle akıl dimağda, ilim kalpte, hayâ da gözde yerleşti.”<br>İşte bu hadîs-i kudsîde de anlatıldığı gibi, hayânın makamı gözdür. Bu yüzden hem gözümüzü korumak önemlidir, hem de göze hitâp eden şeyleri <a href="https://www.basucuyazilari.com/tag/kontrol/" class="st_tag internal_tag " rel="tag" title="kontrol">kontrol</a> altında tutmak…”</p>



<p>Gelini:<br>“-Haklısın anneciğim, biz iffetimizi kaybettikçe buhranlarımız arttı.” dedi.</p>



<p>Torunu kaşığı sessizce bırakıp:<br>“-Ben babam gelince yemeğe başlayacağım, anneciğim!” dedi.<br>Babaanne de söylediklerinin evlatları üzerindeki tesirini görünce sessiz bir şekilde Allâh&#8217;a hamd etti.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/evlerin-iffeti/">Evlerin İffeti</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/evlerin-iffeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altı Dirhem</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/alti-dirhem/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/alti-dirhem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:22:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. Fatıma, ‘- ya Ali&#8217; Hasan, Hüseyin aç, evde yiyecek yok.. gidip yiyecek birşeyler alsana” der. Hz. Ali&#8217;nin sadece altı dirhemi vardır. Yiyecek almak için evden çıkar ve giderken yolda kavga eden iki insan&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/alti-dirhem/">Altı Dirhem</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hz. Fatıma,</p>



<p>‘- ya Ali&#8217; Hasan, Hüseyin aç, evde yiyecek yok.. gidip yiyecek birşeyler alsana” der.</p>



<p>Hz. Ali&#8217;nin sadece altı dirhemi vardır.</p>



<p>Yiyecek almak için evden çıkar ve giderken yolda kavga eden iki insan görür.</p>



<p>Hz Ali: “Niçin kavga ediyorsunuz?</p>



<p>Şu âlemde Allah&#8217;ı düşüneceğiniz yerde niçin birbirinizle mücadele ediyorsunuz?” diye sorar. Kavga edenlerden biri, diğerinden altı dirhem alacağı olduğunu, vermediğini, söyler.</p>



<p>Hz Ali cebindeki altı dirhemi çıkarır ve alacaklıya verir.</p>



<p>Evine geldiğinde eli boştur, ‘Cennet kadınlarının seyyidesi&#8217;,</p>



<p>“- Ya Ali, hiç mi bir şey almadın?” diye sorunca,</p>



<p>“- Ama ara düzelttim ya Fatma” der.</p>



<p>Hz Fatma&#8217;nın yüzünde nurlu bir gülümseme belirir.</p>



<p>Memnundur kocasının bu güzel hareketinden.</p>



<p>Daha sonra Hasan&#8217;la Hüseyin ağlamaya başlarlar, ‘açız&#8217; diye.</p>



<p>Bu acı manzaraya dayanamaz ve evden çıkar.</p>



<p>Yolda bir adama rastlar.</p>



<p>Elinde besili bir deve;</p>



<p>“- Ya Ali bu deveyi sana satmak isterim, ucuza satacağım.”</p>



<p>“- Param yok” der Hz Ali.</p>



<p>“- Olsun” der adam.</p>



<p>“- Bu deveyi sana vermeyi çok istiyorum.150 dirhem bu deve.</p>



<p>Al sonra ödersin.”</p>



<p>Alır Hz Ali o deveyi.</p>



<p>Yolda giderken başka adama rastlar.</p>



<p>“- Ya Ali” der, “ne güzel bir deve bu.</p>



<p>Ben bunu 300&#8217;e alayım ne olursun reddetme beni.”</p>



<p>Hz Ali: “- Ama ben bunu 150&#8217;ye aldım” der.</p>



<p>“- Olsun, ben çok beğendim bunu” ve deveyi satar.</p>



<p>Hz Ali mutlu bir şekilde gider yiyecekleri alır eve döner.</p>



<p>Sonra Peygamber&#8217;in huzuruna çıkar.</p>



<p>Efendimiz(s.a.v.) güler, “gel” der, “ya Ali şu deve hikâyesini anlat”.</p>



<p>Anlatınca da der ki:</p>



<p>“- Sen ki ara düzelttin. Allah <a href="https://www.basucuyazilari.com/tag/cebrail/" class="st_tag internal_tag " rel="tag" title="cebrail">Cebrail</a>&#8216;i ile sana deveyi sattı. İsrafil&#8217;i ile de satın aldı. Her kim ki ara yapar, birleştirir, düzeltir, ikilikten insanları kurtarırsa o bendendir ya Ali.”</p>



<p>Okuduysanız paylaşın belki bir müslüman kardeşim daha rahmet PEYGAMBERİN ( S.A.V ) güzel ahlakını okur ve azda olsa kendine örnek alır.”</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/alti-dirhem/">Altı Dirhem</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/alti-dirhem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi Günde Kötü Günde</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/iyi-gunde-kotu-gunde/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/iyi-gunde-kotu-gunde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:20:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=819</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllardır aynı şirkette çalışan genç işadamı, patronun­dan artık bir zam istemeye karar vermişti. Evden çık­madan önce bu durumu karısına anlattı. Gün boyunca ken­dini çok gergin ve geleceği için endişeli hissediyordu. Çünkü patronu zam teklifini&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/iyi-gunde-kotu-gunde/">İyi Günde Kötü Günde</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır aynı şirkette çalışan genç işadamı, patronun­dan artık bir zam istemeye karar vermişti. Evden çık­madan önce bu durumu karısına anlattı. Gün boyunca ken­dini çok gergin ve geleceği için endişeli hissediyordu. Çünkü patronu zam teklifini kabul etmezse belki işinden bile olabi­lirdi. Nihayet öğleden sonra tüm cesaretini toplayıp patro­nunun yanma çıkmaya karar verdi ve patronu zam yapmayı kabul ederek genç adamın çok mutlu olmasına neden oldu.</p>
<p>Büyük bir sevinçle eve gelen adam, muhteşem bir sofra­nın onu beklemekte olduğunu gördü. En iyi yemek takımları ve şamdanlar masadaki yerini almıştı. Nefis yemek kokularını içine çekerken ofiste birlikte çalıştığı arkadaşlarından birinin eşini arayıp güzel haberi müjdelemiş olduğunu düşündü. Karısını mutfakta yemek için son hazırlıkları yaparken buldu ve mutlu haberin tüm ayrıntılarını hevesle anlattı. Karısının hazırladığı harika sofraya oturmadan önce birbirlerine sıkıca sarıldılar ve dans ederek tüm evi dolaştılar. Tabağının hemen yanında özenle yazılmış bir el yazısıyla şu notu buldu.</p>
<p>“Tebrikler, sevgilim! Bu zammı alacağını biliyordum! Bu özel yemeği, seni ne kadar sevdiğimi ve her zaman yanında olduğumu göstermek için hazırladım.”</p>
<p>Daha sonra tatlı servisine yardımcı olmak için karısının arkasından mutfağa ilerlerken yerde karısının cebinden düşen bir başka kart buldu. Yerden kartı aldığında şu sözleri okudu: “Zammı alamadığın için üzülme! O zam senin hakkındı ama belki bir dahaki sefere. Bu özel yemeği seni ne kadar sevdiğimi ve her zaman yanında olduğumu göstermek için hazırladım.”</p>
<p>*İnsan dünyaya hangi bakış açısından bakarsa, dünyayı o bakış açısının gerektirdiği gibi görür. (Ahmet Mithat Efendi)</p>


<p></p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/iyi-gunde-kotu-gunde/">İyi Günde Kötü Günde</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/iyi-gunde-kotu-gunde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altı Aylık Ömrü Kalan Adam</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/alti-aylik-omru-kalan-adam/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/alti-aylik-omru-kalan-adam/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:18:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=817</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adam, bir doktora gidip son zamanlarda gözlerinin dışarıya fırladığını ve kulaklarının uğuldadığını söyleyerek yardım istedi. Doktor, adamı muayene ettikten sonra ciddi bir eda ile başını sallayıp: “Bademciklerinizin alınması gerekiyor!” dedi. Adam bademciklerini aldırdı; fakat&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/alti-aylik-omru-kalan-adam/">Altı Aylık Ömrü Kalan Adam</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Adam, bir doktora gidip son zamanlarda gözlerinin dışarıya fırladığını ve kulaklarının uğuldadığını söyleyerek yardım istedi. Doktor, adamı muayene ettikten sonra ciddi bir eda ile başını sallayıp: “Bademciklerinizin alınması gerekiyor!” dedi. Adam bademciklerini aldırdı; fakat bunun bir faydası olmayınca, başka bir doktora gitti.</p>



<p>Bu doktor ise adama bütün dişlerini çektirmesini söyledi.</p>



<p>Adamcağız dişlerini toptan çektirdi.</p>



<p>Ama ne gözlerinin patlaklığı geçti ne de kulaklarının uğultusu dindi.</p>



<p>Adam üçüncü bir doktora görünmeye karar verdi. Bu doktor, adama altı aylık ömrü kaldığını söyleyince adam çok üzüldü.</p>



<p>Madem yakında ölecekti, bari o zamanda kadar krallar gibi yaşamalıydı. Gıcır gıcır son model bir araba aldı, üniformalı bir şoför tuttu; şehrin en iyi otellerindeki bir daireye yerleşti. En lüks terziye 20 tane kostüm diktirdi. Hatta gömleklerini bile ısmarladı.</p>



<p>Gömlekçi:</p>



<p>“Kol 16, yaka 34” diye ölçülerini alırken adam:</p>



<p>“Yaka 33 diye” düzeltti.</p>



<p>Gömlekçi tekrar ölçüp “34” diye ısrar edince adam:</p>



<p>“Ama ben hep 33 yaka giyerim” dedi.</p>



<p>Bunun üzerine gömlekçi omuz silkip:</p>



<p>“Siz bilirsiniz!” dedi. “Ama be sizi uyarıyorum, 33 yaka giymeye devam ederseniz gözleriniz patlar, kulaklarınız da uğuldar!”</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/alti-aylik-omru-kalan-adam/">Altı Aylık Ömrü Kalan Adam</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/alti-aylik-omru-kalan-adam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nasipse</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/nasipse/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/nasipse/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:16:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=815</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzak yola gidecek olan bir kervancı bir gün, şehrin ünlü semer ustalarından birinin dükkânına gider. Usta namaz kılmak üzere camiye gittiğinden, dükkanda genç bir çırak bulunmaktadır. Kervancı, uzak yola gideceğini, develerinden birinin semersiz olduğunu,&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/nasipse/">Nasipse</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Uzak yola gidecek olan bir kervancı bir gün, şehrin ünlü semer ustalarından birinin dükkânına gider. Usta namaz kılmak üzere camiye gittiğinden, dükkanda genç bir çırak bulunmaktadır. Kervancı, uzak yola gideceğini, develerinden birinin semersiz olduğunu, kaça olursa olsun, hemen iyi bir semer istediğini anlatır.</p>



<p>Semerci çırağı hazırda yapılmış iyi bir semer bulunmadığını, sipariş üzerine kervancıya semer yapabileceklerini söyler.Gelgelelim kervancının işi aceledir. Adam bu sırada dükkanın tavanında asılı eski bir semeri görür ve eski de olsa, semeri yenisinin fiyatına satın alacağını, çünkü devenin boş gitmesini istemediğini söyler.Çırak, kârlı bir satış yaptığını düşünerek, eski semeri kervancıya verir.</p>



<p>Gelgelelim, göğsünü kabartarak anlattığı bu alış veriş yaşlı ustayı hiç sevindirmez. Meğer adamcağız, kırk yıldır kazandığı paralardan artırdıklarını, bu eski semerin içinde saklarmış.Zavallı çırak, çok üzülür, Semeri aramak için yollara düşer.</p>



<p>Ustanın:”Oğul gel gitme beyhude, Semerkanta, Buharaya Bulur elbet seni bir gün, nasip araya araya.” demesine aldırmaz, semerin arkasında bir kaç ay dolaşır, sonunda bulamadan geri döner.</p>



<p>Ustası, çırağın geldiğine sevinir, onu teselli eder ve şunları söyler. Nasip ise gelir Hint’ten Yemen’den nasip değil ise, ne gelir elden? Altı ay kadar sonra, bir gün kervancı dükkana gelir çırak, adamı hemen tanır. Ustasına da söyler. Kervancı der ki: -Oğul, bu semeri senden alıp gittim ama, aklıma takıldı, ustasının haberi olmadan çocuk bunu sattı ya ustası gelince kızar, darılırsa? diye üzüldüm. Alın semeri aynen geri veriyorum, bana yeni bir semer yapın.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/nasipse/">Nasipse</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/nasipse/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Şerde Vardır Bir Hayır</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/her-serde-vardir-bir-hayir/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/her-serde-vardir-bir-hayir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:14:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=813</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir gün okyanusta yol alan bir gemi kaza geçirerek battı. Gemiden tek bir kişi sağ kurtuldu. Dalgalar bu adamı küçük ıssız bir adaya kadar sürükledi. Adam ilk günler kendisini kurtarması için Allahü Teala&#8217;ya yalvardı&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/her-serde-vardir-bir-hayir/">Her Şerde Vardır Bir Hayır</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir gün okyanusta yol alan bir gemi kaza geçirerek battı. Gemiden tek bir kişi sağ kurtuldu. Dalgalar bu adamı küçük ıssız bir adaya kadar sürükledi.</p>



<p>Adam ilk günler kendisini kurtarması için Allahü Teala&#8217;ya yalvardı ve yardım bulurum umuduyla ufka baktı. Ama ne gelen oldu ne giden…</p>



<p>Daha sonra rüzgardan yağmurdan ve vahşi hayvanlardan korunmak için ağaç dallarından ve yapraklarından bir kulübe yaptı. Sahilde bulduğu gemiden arta kalan konserve pusula gibi eşyaları bu kulübeye koydu. Günler hep aynı şekilde geçiyordu.Balıkavlıyor pişirip yiyor ve ufku gözlüyordu. Allahü Teala&#8217;ya dua ediyordu.</p>



<p>Bir gün tatlı su getirebilmek için yola koyulmuştu. Döndüğünde bir de ne görsün binbir emekle yaptığı ve tek tutunduğu dal olan tahta kulübesi alevler içerisinde cayır cayır yanıyordu… &nbsp;Başına gelebilecek en kötü şeydi bu. Keder ve öfke içinde donakaldı. Artık bu ıssız adada başını sokabileceği bir kulübesi bile kalmamıştı.</p>



<p>Bu üzüntüyle Allahım bunu bana nasıl yapabildin diye feryat etti. O geceyi üzüntü ve keder içinde geçirdi.O kadar dua ettiği halde bu olayı başına getirmesinden dolayı Allahü Teala&#8217;ya sitemler etti.</p>



<p>Ertesi sabah erken saatlerde adaya yaklaşmakta olan bir geminin düdük sesiyle uyandı. Onu kurtarmaya geliyorlardı.</p>



<p>Benim burada olduğumu nasıl anladınız? diye sordu bitkin adam kendisini kurtaranlara.<br>Cevap onu hem şaşırttı hem de çok utandırdı:</p>



<p>“Dumanla verdiğiniz işareti gördük”</p>



<p>Bu hikayeden sonra sizin aklınıza bu ayet-i kerime ve hadis-i şerif gelmedi mi ?</p>



<p>(Hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinize; sevdiğiniz şey de, kötülüğünüze olabilir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.) [Bakara 216]</p>



<p>(Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah&#8217;tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari] Hadis-i Şerif(EZAN)</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/her-serde-vardir-bir-hayir/">Her Şerde Vardır Bir Hayır</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/her-serde-vardir-bir-hayir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zengin Olmak</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/zengin-olmak/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/zengin-olmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:12:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=811</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldılar: “Eski gazeteniz var mı bayan?” Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/zengin-olmak/">Zengin Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldılar: “Eski gazeteniz var mı bayan?”</p>



<p>Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi.</p>



<p>“İçeri girin de, size kakao yapayım” dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı.</p>



<p>Kakaonun yanında reçel, ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri. Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işlerimi yapmaya koyuldum. Fakat oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti. Bir an ve başımı uzattım içeriye. Küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu…</p>



<p>Erkek çocuğu bana döndü</p>



<p>“Bayan, siz zengin misiniz?” diye sordu.</p>



<p>Zengin mi? “Yo hayır!” diye yanıtlarken çocuğu, gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere kaydı. Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve “Sizin fincanlarınız, fincan tabaklarınız takım” dedi. Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu.</p>



<p>Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile etmemişlerdi ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte bir şey yapmışlardı. Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı. Pişirdiğim patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler, başımızı sokacak bir evimiz vardı, bir eşim vardı ve eşimin de bir işi…..</p>



<p>Bunlar da fincanlarım ve fincan tabaklarım gibi bir uyum içindeydi.</p>



<p>Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. Çocukların sandaletlerinin çamur izleri,halının üzerindeydi halâ. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim<br>de. Olur unutuveririm ne denli zengin olduğumu…</p>



<p>Zenginliklerimizi Fark Edebilmemiz ve Şükredebilmemiz Dilğimle…</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/zengin-olmak/">Zengin Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/zengin-olmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taklitçiler</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/taklitciler/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/taklitciler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:10:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mimar Sinan’ı kıskanan bazı mimarlar, onu zaman zaman Kanuni Sultan Süleyman’a çekiştirmeye ve onun yaptıklarını biz de yapardık, demeye başlarlar. Vaziyeti anlayan Hükümdar, bir gün Mimar Sinan da dâhil, hepsini huzurunda toplar ve Sinanı&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/taklitciler/">Taklitçiler</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Mimar Sinan’ı kıskanan bazı mimarlar, onu zaman zaman Kanuni Sultan Süleyman’a çekiştirmeye ve onun yaptıklarını biz de yapardık, demeye başlarlar.</p>



<p>Vaziyeti anlayan Hükümdar, bir gün Mimar Sinan da dâhil, hepsini huzurunda toplar ve Sinanı çekiştiren mimarların önüne birkaç tane küçük bilye koyarak onlardan, bu bilyeleri üst üste koymalarını ister.</p>



<p>Fakat bilyeler hiç üst üste durur mu? Çaresiz kalır, hiç biri yapamazlar. Bunun üzerine padişah, Mimar Sinana döner ve Şimdi sen yap bakalım Sinan, der. Koca mimar, hemen parmağındaki yüzüğü çıkarıp yere koyar, üstüne de bir bilye koyar. Bir yüzük, bir bilye daha bir yüzük, bir bilye daha. Bilyeler üst üste konmuştur.</p>



<p>Kıskanç mimarlar hemen itiraz ederler: Aaaa! Bunu bizde yapardık sultanım. O zaman sultan, onlara hak ettikleri cevabı verirler: daha önce yapsa idiniz ya. O, Orijinalini yapar, siz taklidini yaparsınız.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/taklitciler/">Taklitçiler</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/taklitciler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayakkabı</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/ayakkabi/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/ayakkabi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=807</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini öntarafa koyunca,&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/ayakkabi/">Ayakkabı</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini öntarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle..</p>



<p>Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti.Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:</p>



<p>– Küçükk!. diye seslendi. <a href="https://www.basucuyazilari.com/tag/ayakkabi/" class="st_tag internal_tag " rel="tag" title="ayakkabı">Ayakkabı</a> almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.<br>Çocuk, ona dönerek:</p>



<p>– Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.</p>



<p>– Bence önemli değil!. diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da vicdanı.</p>



<p>Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü:</p>



<p>– Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.<br>Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:</p>



<p>– Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?</p>



<p>– Çok basit!. dedi, adam. Eğer yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükafat görecekler…</p>



<p>Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işaret ederek:</p>



<p>– Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin? Çocuk, başını yanlara sallayıp:</p>



<p>– Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.</p>



<p>İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20 liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder. Çocuk biraz düşünüp:<br>Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?</p>



<p>– Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım. Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:</p>



<p>– Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.</p>



<p>– İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.</p>



<p>– Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!.<br>Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerdeki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek</p>



<p>– Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.</p>



<p>– Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?</p>



<p>– Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30- 40 lira eder.</p>



<p>Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları, üzerinden atabilmiş değildi.Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:</p>



<p>– Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..</p>



<p>Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu.</p>



<p>Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:</p>



<p>– Babam haklıymış!. dedi. ‘Sakat olduğum için, üzülmeme hiç gerek yok!&#8217; demişti.</p>



<p>* Her rüzgar savuracak bir toz bulur,</p>



<p>* Her hayat yaşanacak bir can bulur,</p>



<p>* Her umut gerçekleşecek bir düş bulur</p>



<p>* Bulunmayacak tek şey senin benzerindir.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/ayakkabi/">Ayakkabı</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/ayakkabi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Kış Çok Soğuk Geçecek</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/bu-kis-cok-soguk-gececek/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/bu-kis-cok-soguk-gececek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:05:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbaharda, kızılderililer şeflerine kışın soğuk geçip geçmeyeceğini sormuşlar. Herhangi bir fikri olmayan şef, kışın soğuk geçeceğini ve hazırlanmak için odun toplamaları gerektiğini söylemiş. İyi bir önder olan şef, en yakın telefon kulübesine gittikten sonra&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/bu-kis-cok-soguk-gececek/">Bu Kış Çok Soğuk Geçecek</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sonbaharda, kızılderililer şeflerine kışın soğuk geçip geçmeyeceğini sormuşlar. Herhangi bir fikri olmayan şef, kışın soğuk geçeceğini ve hazırlanmak için odun toplamaları gerektiğini söylemiş. İyi bir önder olan şef, en yakın telefon kulübesine gittikten sonra Ulusal Hava Durumu Servisi’ni arayıp sormuş :</p>



<p>– Kış soğuk mu geçecek ?</p>



<p>Telefondaki adam:</p>



<p>– Evet, bu kış epey soğuk geçecek</p>



<p>Şef, köye geri dönüp odun toplama işini hızlandırmış. Bir hafta sonra, şef tekrar Ulusal Hava Durumu Servisi’ni aramış :<br>– Kış çok mu soğuk geçecek ?</p>



<p>Telefondaki adam:</p>



<p>– Evet, bu kış gerçekten oldukça soğuk geçecek</p>



<p>Böylelikle Şef geri dönüp adamlarına bulabildikleri bütün odun parçacıklarını dahi toplamalarını söylemiş. Bir hafta sonra şef tekrar Ulusal Hava Durumu Servisi’ni aramış :</p>



<p>– Bu kışın çok soğuk geçeceğine kesinlikle emin misiniz ?</p>



<p>Telefondaki adam :</p>



<p>– Kesinlikle, kızılderililer deli gibi odun topluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/bu-kis-cok-soguk-gececek/">Bu Kış Çok Soğuk Geçecek</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/bu-kis-cok-soguk-gececek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siz Olsanız Kimi Seçerdiniz ?</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/siz-olsaniz-kimi-secerdiniz/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/siz-olsaniz-kimi-secerdiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:03:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=803</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir gün bir hâkim üç kişinin ölüm hükmünü verir. Bu üç kişinin idam vakti gelir. Hâkim bunların idam emrini verecekken şiddetli bir şekilde bir ağlama sesi duyar. Dönüp arkasına baktığında ağlayan bir kadın görür.&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/siz-olsaniz-kimi-secerdiniz/">Siz Olsanız Kimi Seçerdiniz ?</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir gün bir hâkim üç kişinin ölüm hükmünü verir. Bu üç kişinin idam vakti gelir. Hâkim bunların idam emrini verecekken şiddetli bir şekilde bir ağlama sesi duyar. Dönüp arkasına baktığında ağlayan bir kadın görür. Hâkim kadının yanına gider ve sorar:</p>



<p>-Nedir seni bu kadar ağlatan? Kadın şöyle cevap verir:</p>



<p>-Nasıl ağlamayayım? İdam emrini verdiğin su üç kişiden biri benim kocam, ikincisi benim evladım, üçüncüsü ise benim kardeşi der. Hâkim kadının gözyaşlarına dayanamayıp ona şöyle der:</p>



<p>O zaman ben bu üç kişiden birisini affettim, sen de üçünden birisini seç der. Böyle bir durum kadının yükünü daha da ağırlaştırmış ve üçüne bakarak seçim yapmak zorunda kalmış. Kadın idamdan kurtulması için kardeşini seçmiş.</p>



<p>Hâkim, kadına niçin kocanı ve oğlunu değil de kardeşini seçtin dediğinde… Kadın şöyle cevap vermiş:</p>



<p>Kocam idam edilse bile ben başka bir kimse ile evlenebilirim ve o kimse benim kocam olabilir.</p>



<p>Benim oğlum idam edilse bile Allah bana tekrar evlat verir ve ben de yeniden oğul sahibi olabilirim.</p>



<p>Ancak kardeşim giderse ben daha bu dünyada başka bir kardeş bulamam!</p>



<p>Siz Olsanız Kimi Seçerdiniz ?</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/siz-olsaniz-kimi-secerdiniz/">Siz Olsanız Kimi Seçerdiniz ?</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/siz-olsaniz-kimi-secerdiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fazla Maaş</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/fazla-maas/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/fazla-maas/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 11:01:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=801</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. Ömer bir gün eve geldiğinde eşinin yeni aldığı elbisesinin farkına varması için etrafında dönüp durduğunu fark eder, sorar: “Hayrola hanım bu elbiseyi yeni almışsın, ancak ben sana bunun için para verdiğimi hatırlamıyorum.” Eşi&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/fazla-maas/">Fazla Maaş</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hz. Ömer bir gün eve geldiğinde eşinin yeni aldığı elbisesinin farkına varması için etrafında dönüp durduğunu fark eder, sorar:</p>



<p>“Hayrola hanım bu elbiseyi yeni almışsın, ancak ben sana bunun için para verdiğimi hatırlamıyorum.” Eşi “Ya Ömer, doğrudur. Ben elbiseyi bana verdiğin harçlıklardan biriktirip aldım.” deyince, Hz Ömer, “Ya öyle mi. Demek ki ben fazla maaş alıyorum. Yarın gidip maaşımda indirip yapılmasını teklif edeyim.” der.</p>



<p>Günümüzde böyle devlet adamı bulunur mu? Ne dersiniz?</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/fazla-maas/">Fazla Maaş</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/fazla-maas/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mal Mülk Para Pul</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/mal-mulk-para-pul/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/mal-mulk-para-pul/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 10:58:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğle namazını kıldığımız caminin avlusunda karşılaştığım bir zat, beni kendi yaşına yakın görmüş olacak ki, sorusunu şöyle sordu: – Buralara eskiden gelmişe benziyorsun. – Evet, dedim. Elli seneyi geçti Yozgat’tan geleli. – Ben de&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/mal-mulk-para-pul/">Mal Mülk Para Pul</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Öğle namazını kıldığımız caminin avlusunda karşılaştığım bir zat, beni kendi yaşına yakın görmüş olacak ki, sorusunu şöyle sordu:</p>



<p>– Buralara eskiden gelmişe benziyorsun.</p>



<p>– Evet, dedim. Elli seneyi geçti Yozgat’tan geleli.</p>



<p>– Ben de Nevşehir’den geleli elli seneyi geçti, dedikten sonra hemen ekledi:</p>



<p>– Ne yazık ki ben kafayı çalıştıramadım, ömrüm boşa geçti. İnşaallah sen kafayı çalıştırmış, ömrünü boşa geçirmemiş, köşeyi dönmüşsündür!</p>



<p>– Anlayamadım köşeyi dönme işini, dedim. Elli sene önce gelince köşe mi dönülür?</p>



<p>– Elbette, dedi. Ben buraların elli sene öncesini biliyorum. O zaman tarlaydı şimdi şu apartmanların yükseldiği yerler. Kolayca satın alınırdı buralar. Onun için diyorum, sen erken geldiğine göre arazi almış, belki şu apartmanlar gibi apartmanlar da dikmişsindir buralarda.<br>– Rabbime şükürler olsun, dedim, kirada değilim. Başımı sokacak dairem var. Bundan dolayı şükür duyguları içindeyim. Kirada olsaydım zorlanırdım diye düşünüyor, hep şükrediyorum. Rabbimiz olmayanlara da ihsan eylesin, diyorum.</p>



<p>İnanmıyor gibi baktı yüzüme. Sonra da kelimelere basa basa sordu:</p>



<p>– Yani senin sadece başını sokacak bir dairen mi var şimdi?</p>



<p>– Öyle, dedim.</p>



<p>– Geldiğin senelerde buralardan üç beş tarla alıp da şimdi daireleri dizemedin mi?</p>



<p>– Hayır, dedim. İstanbul’a 1950’de geldiğimde öyle bir düşüncem de yoktu, imkanım da. Ben buraya okumak için geldim. Cami harabelerinde kalıyor, okumaya çalışıyordum. Başka meselem yoktu o günlerde.</p>



<p>Yüzünü buruşturup dudaklarını büktü. Mazeretimi hiç de meşru bulmamıştı anlaşılan. Derinden bir nefes aldıktan sonra söylenmeye başladı:</p>



<p>– Demek sen de benim gibi kafayı dövüyorsun şimdi!</p>



<p>– Hayır, dedim, ben asla kafamı dövmüyorum. Tam aksine başımı sokacak bir daire ihsan ettiği için Rabbime şükrediyorum. Sen kafanı niye dövüyorsun? Yoksa başını sokacak bir dairen yok mu, kirada mısın hâlâ?</p>



<p>– Yok canım, olur mu öyle şey dedi? Dairelerim var. Hem de en değerli yerlerde. Ne yazık ki, bir türlü ilerleyemedik, on iki dairede çakılıp kaldık, üzerine ilaveler yapamadık. Kafamı dövüşüm bundan dolayı. Vaktiyle ele geçen fırsatları değerlendiremeyip on iki dairede kalışımdan dolayı. Şaşırarak sordum:</p>



<p>– Yani on iki dairenin sahibi olduğun halde mi, fırsatı değerlendiremedim, diyorsun? Elini boşlukta salladıktan sonra:</p>



<p>– On iki daire ne ki? dedi. Aslında ben on iki gökdelenin sahibi olmalıydım şimdi. Gerekçesini de şöyle açıkladı:</p>



<p>– Ben buraların tarla olduğunu, bedava denecek kadar ucuza satıldığını biliyorum! Ama bunu bilmenin bir faydası yok ki şimdi. Kafayı vaktiyle çalıştırmadıktan sonra, kalırsın işte böyle on iki daireyle! Yumruklarsın kafanı durmadan!.. Bir ürperti geldi içime:</p>



<p>– Beyefendi kusura bakma, dedim senin düşüncenden korkmaya başladım. On iki daireye sahip olmuşsun hâlâ mutlu ve huzurlu değilsin. Şükür duyguları taşımıyorsun. Hemen uzaklaşıyorum bu türlü düşüncenin yanından.. diyerek yürüdüm kendi istikametime doğru. O da, sahip olamadığı gökdelenlerin hasreti içinde kafasını yumruklayarak yürüdü kendi istikametine doğru… Yol boyunca Efendimiz (sas)’in ikazlarını düşündüm. Şöyle tarif ediyordu ademoğlunun hırsını.</p>



<p>– Kendi ihtiyarladığı halde hırsı hep genç kalan ademoğulları vardır. Bunların iki dere dolusu altını olsa, yine doymaz da der ki: “Keşke bir üçüncü dere dolusu altınım daha olsaydı!” Böyle insanların gözünü ancak toprak doldurur! Sadaka Rasûlullah.<br>Ben burada sözün özü olarak dua ediyor ve diyorum ki:</p>



<p>– Rabbimiz! Bize kanaat duygusu lütfeyle. Sahip olduklarımızın şükrünü eda etme mutluluğu nasip eyle, sahip olmadıklarımızın da hırs ateşinde yanmaktan muhafaza eyle!</p>



<p>Amin</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/mal-mulk-para-pul/">Mal Mülk Para Pul</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/mal-mulk-para-pul/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşeğin Hali</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/esegin-hali/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/esegin-hali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 10:54:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=797</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir kamyonun çarpışıyla yaralanmış olan Çiftçi Celal kazadan sorumlu tuttuğu taşıma şirketine dava açıyor. Mahkeme salonunda şirketin avukatı ile Celal karşı karşıyalar, ve avukat soruyor: – Ama siz kazadan sonra gelen polis memuruna “ben&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/esegin-hali/">Eşeğin Hali</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir kamyonun çarpışıyla yaralanmış olan Çiftçi Celal kazadan sorumlu tuttuğu taşıma şirketine dava açıyor. Mahkeme salonunda şirketin avukatı ile Celal karşı karşıyalar, ve avukat soruyor:</p>



<p>– Ama siz kazadan sonra gelen polis memuruna “ben çok iyiyim” demediniz mi?”</p>



<p>– Anlatayım ağam; Ben bizim merkebi gasabada satışa götürmek üzere gamyonetime bindirmiştim ki.</p>



<p>– Bırakın ayrıntıları Celal Bey, siz sadece soruma cevap verin: Siz, kazadan hemen sonra gelen Polis memuruna “ben çok iyiyim” dediniz mi, demediniz mi?</p>



<p>– İşte anlatıyom ya Avukat bey; merkebi gamyonete yüklemiş, yola çıkmıştım ki…</p>



<p>Avukat tekrar adamın sözünü kesti ve Hakime dönerek:</p>



<p>– Sayın hakim, size olayın tam olarak nasıl gerçekleştiğini davacının kendi ifadesi ile almaya çalışıyorum ama, soruma cevap vermiyor. Bu bey, kazadan hemen sonra olay yerine ulaşan polis memuruna ifadesinde “çok iyi” olduğunu söylemiş. Kayıtlara geçmiş. Şimdi, aradan kaç hafta sonra müvekkilime dava açıyor. Ben bu davada, bu şahsın mahkemeyi yanıltmaya çalıştığına inanıyorum. Lütfen, sadece soruya cevap vermesini söyler misiniz? Yargıç çitçinin hikayesi ilgilendirir gibiydi:</p>



<p>– Merkep hakkında söyleyeceklerini merak ettim aslında; Bırakalım da anlatsın….</p>



<p>Celal Yargıça teşekkür ederek devam etti:</p>



<p>– İşte dediğim gibi, sayın Hakimim, tam merkebimi gamyonetime bindirmiş şehre doğru gidiyodum ki, bu şirkete ait gucuman bi kamyon, “DUR” tabelasına aldırmadan üzerime sürdü ve bize çarptı. Ben yolun bi yanına fırladım, Garagaçan bi yana nasıl kötüyüm, nasıl kötü, anlatamam, gıpırdanamıyom sancıdan, öte yanda Garagaçan bir anırıyo, bir anırıyokine, ortalık inliyo, derkene bi polis memuru geliverdi, Garagaçanın sesini duymasile önce ona dooğru gitti, eğildi, bahtı, tabancasına davrandı, alnının ortasından Garagaçanımı vurmasın mı??? Soonacııma, yolun garşı tarafına geçti, bana dooru geldi, dedikine:</p>



<p>– Merkebin hali berbattı, vurmak zorunda galdım, “sen nassın bakayım?”</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/esegin-hali/">Eşeğin Hali</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/esegin-hali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mum</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/mum/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/mum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 10:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=795</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz Ömer halife iken, bir gece makamına ashaptan biri gelir. Selam verip oturur. Fakat halife selamını almaz. işiyle meşgul olmaya devam eder ve sahabe bekler.. Sahabenin yüzüne bakmayan Hz. Ömer işini bitirip mumu söndürür.&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/mum/">Mum</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hz Ömer halife iken, bir gece makamına ashaptan biri gelir. Selam verip oturur. Fakat halife selamını almaz. işiyle meşgul olmaya devam eder ve sahabe bekler.. Sahabenin yüzüne bakmayan Hz. Ömer işini bitirip mumu söndürür. Bir başka mumu yakar ve o anda sahabenin selamını alır, konuşmaya başlar.</p>



<p>Sahabe sorar;</p>



<p>-Ya Ömer, niçin hemen selamımı almadın ve bir mumu söndürüp diğer mumu yaktıktan sonra konuşmaya başladın?</p>



<p>Hz Ömer cevap verir;</p>



<p>Evvelki mum devletin hazinesinden alınmıştı. O yanarken özel işlerimle meşgul olsaydım Allah indinde mesul olurdum. Seninle devlet işi konuşmayacağımız için, kendi cebimden almış olduğum mumu yaktım, ondan sonra senine konuşmaya başladım.</p>



<p>Sahabenin gözleri yaşarır, ellerini kaldırarak şöyle dua eder;</p>



<p>-Ya Rabbi! Hz Ömer’i bizim başımızdan eksik etme.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/mum/">Mum</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/mum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herşey Aslına Çeker</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/hersey-aslina-ceker/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/hersey-aslina-ceker/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 10:51:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=793</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir padişah Hızır&#8217;ı görmek istiyordu Bir gün bunun için tellallar çağırttı “Kim bana Hızır&#8217;ı gösterirse onu armağanlara boğacağım” dedi Birçok oğlu ve kızı olan fakir bir adam bu işe talip oldu Karısına dedi ki:&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/hersey-aslina-ceker/">Herşey Aslına Çeker</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir padişah Hızır&#8217;ı görmek istiyordu Bir gün bunun için tellallar çağırttı “Kim bana Hızır&#8217;ı gösterirse onu armağanlara boğacağım” dedi Birçok oğlu ve kızı olan fakir bir adam bu işe talip oldu Karısına dedi ki: “Hanım ben padişaha Hızır&#8217;ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım</p>



<p>Kırk günün sonunda Hızır&#8217;ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz”</p>



<p>Adamın karısı&nbsp;kanaatkar biriydi “Efendi biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye Bundan sonra da idare ederiz Vazgeç bu tehlikeli işten” dedi Ama adam kafaya koymuştu Padişaha gidip Hızır&#8217;ı bulacağını söyledi Bunun için kırk gün izin istedi Hızır&#8217;ı bulmak için koşuşturacağı kırk gün zarfında ailesinin geçimi için sarayın ambarından tonlarca yiyecek, içecek ve nakit para aldı Bunları evine teslim edip kırk gün ortalıktan kayboldu Kırk günün bitiminde padişahın huzuruna çıkıp herşeyi itiraf etti: ‘Benim aslında Hızır&#8217;ı falan bulacağım yoktu Ailece sıkıntı çekiyorduk Hızır&#8217;ı bulacağım diye sizden dünyalık almak istedim” dedi Padişah buna çok kızdı: “Padişahı kandırmanın cezasını hayatınla ödeyeceğini hiç düşünmedin mi?” diye bağırdı Adam da her şeyi göze aldığını söyledi Bunun üzerine padişah yanında bulunan üç veziriyle görüş alış verişinde bulundu Birinci vezire sordu:</p>



<p>– Padişahı kandıran bu adama ne ceza verelim?</p>



<p>– Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım</p>



<p>Bu sırada peyda olan, nurani, ak sakallı bir ihtiyar I vezirin sözleri üzerine söyle dedi: Küllü şeyin yerciu ila asıhı”</p>



<p>Padişah ikinci vezirine sordu:</p>



<p>– Bu adama ne ceza verelim?</p>



<p>– Hükümdarım bu adamın derisini yüzüp içine saman dolduralım</p>



<p>Biraz önce ansızın ortaya çıkan ihtiyar yine “Küllü şeyin yerciu ila asıhı” dedi</p>



<p>Padişah üçüncü vezire sordu:</p>



<p>– Ey vezirim sen ne dersin, beni kandıran bu adama ne ceza verelim?</p>



<p>– Padişahım bana göre, bu adamı affedin Size yakışan, sizden beklenen budur Bu adam önemli bir suç isledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli</p>



<p>Nurani ihtiyar yine söze karıştı: “Küllü şeyin yerciu ila asıhı”</p>



<p>Bu defa padişah o yaşlı zata yöneldi:</p>



<p>– Sen kimsin? İkide bir tekrarladığın o laf ne demektir?</p>



<p>ihtiyar cevap verdi:</p>



<p>– Senin birinci vezirinin babası kasaptı Onun için kesmekten, etini çengellere asmaktan bah setti Yani aslını gösterdi İkinci vezirin babası yorgancı idi Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün, pamuk vb doldururdu O da babasına çekti</p>



<p>Üçüncü vezirin ise babası da vezirdi O da soyuna çekti, büyüklüğünü gösterdi Benim söylediğim söz “Herkes aslına çeker” demektir Vezir istersen (üçüncü veziri göstererek) işte vezir, Hızır istersen (kendini göstererek) işte Hızır, bu adamı mahcup etmemek için sana göründüm, dedi ve kayboldu</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/hersey-aslina-ceker/">Herşey Aslına Çeker</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/hersey-aslina-ceker/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gördüğüm En Güzel Kare</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/gordugum-en-guzel-kare/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/gordugum-en-guzel-kare/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 10:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=791</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tesadüfen şahit olduğum bu güzel hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Birkaç gündür su alıyor diye yeni bir ayakkabı almak için girdiğim mağazada, içeriye iki polis ve bir yaşlı amca girdi. Amcayı sandalyeye oturtup, ayağındaki ayakkabı&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/gordugum-en-guzel-kare/">Gördüğüm En Güzel Kare</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tesadüfen şahit olduğum bu güzel hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Birkaç gündür su alıyor diye yeni bir <a href="https://www.basucuyazilari.com/tag/ayakkabi/" class="st_tag internal_tag " rel="tag" title="ayakkabı">ayakkabı</a> almak için girdiğim mağazada, içeriye iki polis ve bir yaşlı amca girdi.</p>



<p>Amcayı sandalyeye oturtup, ayağındaki ayakkabı denilemeyecek kadar eski ve yırtık ayakkabıları çıkarttılar.</p>



<p>O esnada çoraplarının ıslak ve yırtık olduğunu gören iş yeri sahibi kendisi için aldığı çorapları yaşlı amcaya hediye etti.</p>



<p>Ve bizim duyarlı Türk polisimiz kendi elleriyle çorap ve ayakkabıları yaşlı amcanın ayağına giydirdiler. Giydirirken işte bu güzel kareyi ölümsüzleştirmek istedim.</p>



<p>Ayrıca dükkan sahibi polislerin bu duyarlı davranışına ayakkabıların ücretini de almadı.</p>



<p>Son günlerde yaşadığımız kötü olaylara ve kötü niyetli insanlara bir kez daha türk milletinin birlik ve beraberliğini asla bozamayacağının göstergesidir.</p>



<p>Allah devletimize, milletimize askerimize ve polisimize zeval vermesin.(Amin)</p>



<p>*Alıntıdır</p>



<p>Bu Güzel Kareyi Profilinizde Paylaşın ki herkes görsün</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://www.okuizle.net/wp-content/uploads/2020/09/gordugum-en-guzel-kare-5f4e341fcb127.jpg" alt=""></figure>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/gordugum-en-guzel-kare/">Gördüğüm En Güzel Kare</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/gordugum-en-guzel-kare/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hanife Teyze</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/hanife-teyze/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/hanife-teyze/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 10:46:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=788</guid>

					<description><![CDATA[<p>Komşumuz Hanife teyze var. 8 aydır konuya komşuya “bayat ekmeğiniz varmı? Varsa verin kuşlar cama geliyor ıslayıp veriyorum” diyordu.. Çok da zayıflamıştı. Kiracıydı. “Rutubetini çok ucuza oturuyorum diye çekiyorum” diyordu.. Eşinden dul maaşı alıyordu.&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/hanife-teyze/">Hanife Teyze</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Komşumuz Hanife teyze var. 8 aydır konuya komşuya “bayat ekmeğiniz varmı? Varsa verin kuşlar cama geliyor ıslayıp veriyorum” diyordu.. Çok da zayıflamıştı. Kiracıydı. “Rutubetini çok ucuza oturuyorum diye çekiyorum” diyordu.. Eşinden dul maaşı alıyordu. Gülen, şaka yapan Hanife teyze gitmiş, yerine suskun düşünceli Hanife teyze gelmişti.. Annem dolma yapmıştı. Bir tabak dolma uzatarak; “Hadi götür Hanife teyzene de sıcak sıcak yesin” dedi..</p>



<p>Hanife teyzenin zilini çaldım..75 yaşındaydı.. Yavaş yavaş gelerek; “Kim o?” dedi.. “Ben Zeynep Hanife teyze” dedim.. “Tamam açıyorum kızım” dedi.. “Annem dolma yolladı” dedim.. Elimden aldı, yüzüme baktı, yutkundu .. “Allah razı olsun. Ben de yemek yiyecektim.. Şimdi yerim” dedi. “Hanife teyze annem tabağı istedi” Hanife teyze kapıyı kapatmayı bıraktı mutfağa yöneldi.. İçeriye baktım. Oturma odası karanlıktı. Işığı yaktım. Masanın üstünde bir bardak su ve ıslatılmış ekmekler tabağa doğranmıştı.. Hemen kapının önüne çıktım.. Hanife teyze tabağı uzattı. “İki cihanda aziz olun evladım” dedi. “Sağ ol” dedim…</p>



<p>Eve geldiğimde annem “Ne o ne oldu? Suratından düşen bin parça” dedi. “Anne, Hanife teyze tabağa bayat ekmekleri doğranmıştı yiyordu” dedim. “Olur mu kızım? Baban da emekli, O da eşinden emekli maaşı baban kadar alıyor. Sen yanlış görmüşsündür, kuşlar içindir o. Biz geçiniyorsak ki 3 kişiyiz, O tek başına hayli hayli geçinir.”</p>



<p>Ertesi akşam anneme ne pişirdiğini sordum, etli kuru fasülye olduğunu öğrendim. İçimi bir kurt kemiriyordu.. Akşam yemeğine oturmadan “Anne Hanife teyzeye de bir tabak götüreyim mi? Annem; “Kuru fasülye birtanem. Götür de, güzel bir şey değil” “Olsun hadi ver götüreyim” Sıcak tabağı elime aldım. Hanife teyzenin sesi: “Kim o?” “Ben Zeynep” Kapıyı açtı gülümseyerek, yüzüme baktı. “Annem kuru fasülye yolladı bilmem sever misiniz?” “Nimeti ayırt etmem tabii ki severim. Allah razı olsun” “Ha unutmadan annem tabağı istiyor” Hanife teyze mutfak yoluna yönelir yönelmez, ben doğru içeri.. Masanın üstünde bir bardak su, ıslak ekmeklerin konduğu yarısı yenmiş tabak ve annemin bir gün önce verdiği dolmadan 4 tane.. Soracaktım, sormalıydım. İçim içimi kemiriyordu..</p>



<p>Hanife teyze beni kapıda göremeyince içeriye yanıma geldi.. Sanki “Sor” der gibi yüzüme bakıyordu ve sordum. “Bu ıslak ekmekleri sen mi yiyorsun? Hani kuşlara verecektin?” Buğulu mavi gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Üzmüş müydüm anlayamadım daha 15 yaşındaydım.. ama ağlatmıştım.. “Evet ben yiyorum canım kızım.. Benim bir oğlum birde kızım var. Burada değiller. Başka il’deler. İkisi de çalışıyor.. Araba alacaklarmış.. Bana kredi çektirdiler. Aldığım para ancak kiraya elektrik ve suya gidiyor. Üç beş kuruş ya kalıyor ya kalmıyor elimde. Ben de ekmek isteyemedim. Kol kırılır yen içinde kalır. Böyle biliriz. 3 yıl böyle idare edeceğim. kimseye söyleme e mi” dedi.. Bu sefer benim gözlerim yaşardı ..</p>



<p>Tabağı aldım, kapıdan çıkarken arkamadan “Kimseye söyleme güzel kız” diye bagrıyordu. Eve geldiğimde bağıra bağıra ağlıyordum. Annem şaşırmış, “Ne oldu kızım biri bir şey mi söyledi?” dedi. Olanı anneme anlattım, o da çok üzüldü.<br>Böyle vicdansız evlat olmayacağım anneciğim” dedim. 3 yıl boyunca tüm mahalle Hanife teyzeye kimimiz sabah kahvaltılıkları götürüyor, kimimiz öğlen yemekleri kimimizse akşam yemekleri..</p>



<p>2 ay önce kaybettik.. Hastayken okul çıkışı yanına uğramıştım. Bana; ” İyi kalpli meleğim sen mi geldin? Şükür borç bitti” dedi. “Artık rahat edersin hanife teyzem” dedim. “Evet senin sayende sıkıntısız ekmek düşünmeden 3 yıl geçti. Rabbim seni korusun” dedi. 2 gün sonra vefat etmiş. Çok üzüldüm. Bizim halkımız dilenemez, isteyemeyiz</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/hanife-teyze/">Hanife Teyze</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/hanife-teyze/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İbretlik Hikaye</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/ibretlik-hikaye/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/ibretlik-hikaye/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 10:43:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=786</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şehir içi dolmuşların birinde 20 yaşlarında incecik elbiseler giyinmiş genç bir kız, utanma duygusunu parçalar bir şekilde, açılıp saçılmış bir şekilde oturuyordu. Arkasında saçı sakalı ağarmış ihtiyar, Genç kızın kulağına edebli bir şekilde eğilerek;&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/ibretlik-hikaye/">İbretlik Hikaye</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Şehir içi dolmuşların birinde 20 yaşlarında incecik elbiseler giyinmiş genç bir kız, utanma duygusunu parçalar bir şekilde, açılıp saçılmış bir şekilde oturuyordu. Arkasında saçı sakalı ağarmış ihtiyar, Genç kızın kulağına edebli bir şekilde eğilerek; edeple şöyle fısıldadı:&nbsp;Ey kızım sana yakışan örtünmektir. Tesettür,insan kurtlarının iştahını kabartan bu şeffaf elbiseden daha faziletlidir. Hem bu hayâyı parçalar fitneye sürükler. Genç kız şöyle dedi: Sana ne? kabrime benimle beraber mi gireceksin? cennete ve cehenneme koymak senin elinde mi? Kız ahmaklaşmış,adamın üzerine gitmeye başlamıştı. Sonra cür’eti ve utanmaz tavırlarını artırdı,adamla alay ediyor şöyle diyordu: Al,işte cep telefonum.&nbsp;Allahı arada,bana cehennemde hangi odayı ayıracağını söyle.</p>



<p>Ve çirkin bir kahkaha attı. Adam çekindi. Allaha sığındı. Allah bana yeter. o ne güzel vekildir dedi ve sustu. Bu cahil kıza nasihat edeceğine pişman oldu. Sessiz geçen 10 dakikadan sonra şoför durağa gelmiş,herkes inmeye başlamıştı. Herkes genç kızın da inmesini bekledi. O arabanın kapısının yakınında oturuyordu ve uyuyup kalmıştı.</p>



<p>Adama onu uyandırmasını söylediler. Adam çekinerek onu hafifçe sarstı ve kız yere seriliverdi. Ruhunu yaradanına çoktan teslim etmişti. Yolcular,gördükleri duruma hayret ederek titrediler ve biz Allahtan geldik ona dönücüleriz dediler. Genç kız yaratıcısıyla alay etmişti. İşte cep telefonum demişti, Allahı ara bana cehennemde hangi odayı ayıracağını söyle diyordu. Ve bu söylediklerinin ardından da Rabbine doğru yola çıkmıştı. İşte,hayatı rabbiyle dalga geçtiği sırada sonlanmıştı. Bu ibret tablosu şunu hatırlatıyor.<br>“Şüphesiz kul ucunun nereye varacağını düşünmeden, Allah’ı gazaplandıracak bir söz söyler bu sayede cehennemi boylar.” unutmayın bılmeden önem vermeden soyledıgınız sözler sızın helakınıza neden olabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/ibretlik-hikaye/">İbretlik Hikaye</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/ibretlik-hikaye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selim’ime Selâm Söyle</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/selimime-selam-soyle/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/selimime-selam-soyle/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 10:10:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=827</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yavuz Sultan Selim Han zamanında çok fakir bir adam borçlarını ödeyemeyince zora düşmüş ve sabah soluğu Yavuz Sultan Selim&#8217;in yanında almış, demiş ki: – Sultanım, bana bir kese altın verecekmişsiniz. Selim Han: “Vereyim vermesine&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/selimime-selam-soyle/">Selim’ime Selâm Söyle</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yavuz Sultan Selim Han zamanında çok fakir bir adam borçlarını ödeyemeyince zora düşmüş ve sabah soluğu Yavuz Sultan Selim&#8217;in yanında almış, demiş ki:</p>



<p>– Sultanım, bana bir kese altın verecekmişsiniz.</p>



<p>Selim Han: “Vereyim vermesine de bir neden söyleyecek misin?”</p>



<p>Fakir adam: “Ben, 63 yaşında, İstanbul eşrafından Mehmet. Ben çok zengindim sultanım. Lâkin bir süre önce başıma gelen bir musibet sonucu malımı, mülkümü, neyim varsa kaybettim. Ne ettimse kurtulamıyorum borç batağından. Dün gece herkesin yattığı o mukaddes teheccüd saatinde kalktım, iki rekat namaz kıldım, sonra koydum alnımı secdeye. “Ya Rabbi, beni eşime, çocuklarıma ve dostlarıma mahçup etme. Derdi veren de sensin, dermanı veren de.” dedim ve yattım. Rüyama Resûlullâh Efendimiz sallâllahu aleyhi ve sellem geldi, dedi ki: “Ey Mehmet, niye hüzünlenirsin evladım? Yarın ilk işin, saraya git, Selim&#8217;ime selam söyle, sana bir kese altın versin. Eğer sebebini sorarsa, her gece okuduğu, benim ruhuma hediye ettiği 100 salâvatı dün gece okumayı unuttu; okumadığı salâvatlar hürmetine seni mutlu etsin.” dedi. Der demez, Selim Han hemen bir kese altın çıkartıp vermiş adama ve demiş ki:</p>



<p>– Ne olur, tekrar söyle! Ne dedi Habîbullah?</p>



<p>Mehmet amca tekrarlamış:</p>



<p>– “Selim&#8217;ime selâm söyle, sana bir kese altın versin, her gece okuduğu 100 salâvatı dün gece okumayı unuttu, okumadığı salâvatlar hürmetine seni mutlu etsin.” dedi, demiş.</p>



<p>Çıkartıp adama bir kese daha vermiş. Ama durmamış Yavuz Selim:</p>



<p>– Söyle, ne olur, ne dedi Resûlullâh sallallâhu aleyhi vesellem? Mehmet amca tekrar etmiş:</p>



<p>– “Selim&#8217;ime selâm söyle…” diyerek tekrardan söylemiş Resûlullâh sallâllahu aleyhi vesellemin söylediklerini. Çıkarıp bir kese altın daha vermiş. Ama durmamış Yavuz Selim:</p>



<p>– Ne olur bi daha söyleeee, ne dedi Muhammed Mustafa sallâllâhu aleyhi ve sellem? Adam tekrar etmiş yine. Yavuz Selim bir kese altın daha vermiş. Her kesede 100 altın var. Tam on yedi kese altın ederince tekrarlatmış.</p>



<p>Mehmet amcanın kucağında 1700 altın. Bir servet. Ama Yavuz Selim Han kendini kaybetmişçesine durmuyor:</p>



<p>– Ne olur söyle, ne dedi Kâinatın efendisi?</p>



<p>Selim Han&#8217;ın nedîmi Hasancan bunu fark etmiş ve:</p>



<p>– Sultanım, Mehmet amca getirdiği heber vesilesi ile mes&#8217;ûd oldu. Aldığınız haberle siz de mes&#8217;ûd oldunuz. İsterseniz Mehmet amcayı gönderelim, başı sıkıştığında tekrar gelsin, ne dersiniz? deyip adamı göndermiş.</p>



<p>Hasancan adamı uğurlayıp döndüğünde Yavuz Selim&#8217;i yerde secde eder vaziyette görünce ona bişey oldu düşüncesiyle omzuna dokunmuş; Yavuz Sultan Selim başını kaldırmış ki gözleri kan çanağı…</p>



<p>– Duydun mu Hasancan, Resûlullâh benim için “Selim&#8217;im” demiş, duydun mu?..</p>



<p>– Duydun mu Hasancan, Habibullâh benim için “Selim&#8217;im” demiş, duydun mu?.. Binlerce şükür olsun, bizi bu şerefe nail etti Rabbime Hamd olsun.<br>Ve devam etmiş Yavuz Selim Han:</p>



<p>– Ey Hasancan, eğer sen o amcayı göndermeseydin, değil malımı mülkümü, tâcımı, tahtımı, sarayımı Resûlullâh&#8217;ın bana “Selim&#8217;im” demesine feda edecektim.<br>Rabbim bizleri cennette Efendimiz sallâllahu aleyhi ve selleme komşu olanlardan eylesin inşâallah.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/selimime-selam-soyle/">Selim’ime Selâm Söyle</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/selimime-selam-soyle/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırık Vazo</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/kirik-vazo-2/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/kirik-vazo-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 08:39:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=784</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adam, karısına doğum gününde bir vazo hediye etti. Dar ağızlı, uzun, gösterişli bir vazoydu. Kadın, bu değerli ve pahalı hediyeyi çok beğendi. Onu evin en güzel yerine koydu. Ertesi gün alışverişten dönünce koyduğu yerde,&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/kirik-vazo-2/">Kırık Vazo</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Adam, karısına doğum gününde bir vazo hediye etti. Dar ağızlı, uzun, gösterişli bir vazoydu. Kadın, bu değerli ve pahalı hediyeyi çok beğendi. Onu evin en güzel yerine koydu. Ertesi gün alışverişten dönünce koyduğu yerde, sehpanın üzerinde göremedi. Kocasının, dün vazoyla birlikte getirdiği kırmızı güller vazonun içinden çıkmış, oturma odasında yerlere saçılmışlardı. Hemen seslenerek oğlunu çağırdı.</p>



<p>Yedi yaşından büyük göstermeyen bir erkek çocuğu koşarak yanına geldi. “Vazo nerede?” diye sordu oğluna. “Ben onu kırdım” dedi çocuk. “Parçalarını da toplayıp çöpe attım. Hiç bir yer kirlenmedi anne. Çiçeklere de bir şey olmadı.”</p>



<p>Kadın birden deliye döndü. Bir süre söylenip durdu. Bu sinirinin geçmesine yetmemiş olmalı ki, üç dakika sonra çocuğun yakasından tutmuş çılgınca sarsmaya başlamıştı. “Nasıl yaparsın! Baban onu daha yeni almıştı. Fiyatından haberin var mı?” Ardından bir tokat patlattı çocuğun suratına. Çocuk titredi. İkinci bir tokat yemekten korkar gibi elini kaldırıp indirdi.</p>



<p>“Ben onu kırmadım” diye itiraf etti aniden. Sol yanağı, yediği tokadın şiddetinden alev alev yanıyordu. “Orada koltuğun arkasında” derken göz yaşlarına hakim olamadı. Sonra koşarak odasına gitti. Kadın olduğu yerde kalakaldı.</p>



<p>-Acaba doğru muydu söyledikleri?!<br>– Gidip koltuğun arkasına baktı. Vazo orada duruyordu işte. Sapasağlamdı ve üzerinde bir çizik bile yoktu. Birden müthiş bir pişmanlık duymaya başladı. Çocuğuna vuran eli, tıpkı oğlunun sol yanağı gibi alev alev yanmaya başlamıştı.</p>



<p>Peki neden böyle bir şey yapmıştı. Neden vazonun kırıldığını söylemişti durduk yere. Düşünerek işin içinden çıkamayacağını anlayınca doğruca onun odasına gitti. Çocuk yatağa uzanmış, dizlerini karnına çekmiş, sırtı duvara dönük ağlamaya devam ediyordu. Annesi onu kaldırmaya çalıştı. Çocuk inat etti ve kendisini, onun kollarından kurtararak yine yatağa attı. Sonunda kadın pes edip, oraya öylece oturdu.</p>



<p>“Niye yaptın?” diye sordu. O da, yattığı yerden, doğrulmadan anlatmaya başladı. “Bu gün okulda bir çocuk, annesinin en güzel porselen tabağını kırmış. Annesi de ona çok kızmış. Ben de ona dedim ki, eğer böyle bir şey yapsaydım, annem bana hiç kızmazdı. Çünkü beni çok seviyor. O da, yaparsan görürsün dedi bana.” Sözlerini bitirince yine ağlamaya başladı.</p>



<p>Kadın en yumuşak sesiyle “Bebeğim,” dedi çocuğu kucağına alırken. Çocuk bu kez hiç itiraz etmedi. Usulcacık başını annesinin göğsüne koydu ve hıçkırarak ağlamaya devam etti. “Söz oğlum, bir daha bir şeyi kırarsan sana hiç kızmayacağım.” Bu vaat, çocuğun küskünlüğünü önlemek için oldukça iyiydi. Çünkü ikisi de her an evde bir şeylerin kırılabileceği ihtimalinin farkındaydılar.</p>



<p>“Hiç kızmayacaksın ama!” dedi çocuk.</p>



<p>“Hiç!” dedi annesi.</p>



<p>“Söz mü?”</p>



<p>“Söz oğlum, hiç kızmayacağım.”</p>



<p>Oğlu birden yataktan atlayıp, koridora koştu. İçeriden büyük bir şangırtı geldi. Kadın koşarak oraya gitti ve gördüğü manzara karşısında adeta bir şok yaşadı. Az önce pırıl pırıl parlayan o canım vazo şimdi paramparça olmuş, odanın her yerine dağılmıştı. Vazodan çıkan küçük bir süper kahraman maketi, parçalarla birlikte yerde duruyordu.</p>



<p>“Bu gün içine kaçmıştı” dedi çocuk. “Çıkartamadım, elim sığmadı. Söz verdin kızmayacaksın. Hem zaten tokatı peşin yedim.” Sonra maket oyuncağını kaptığı gibi dışarı fırladı. Arkadaşları oynamak için onu bekliyorlardı.</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/kirik-vazo-2/">Kırık Vazo</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/kirik-vazo-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hangi Balık</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/hangi-balik/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/hangi-balik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 08:36:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=782</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adam, avlanmanın son derece yasak olduğu, yakalanınca çok yüklü para cezalarının kesin uygulandığı milli parkta, göl kenarında, kucağında kocaman bir balık ile parkın polis müdürüne yakalanmış Polis müdürü adama sormuş; &#160;Avlanma izniniz var mı?..&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/hangi-balik/">Hangi Balık</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Adam, avlanmanın son derece yasak olduğu, yakalanınca çok yüklü para cezalarının kesin uygulandığı milli parkta, göl kenarında, kucağında kocaman bir balık ile parkın polis müdürüne yakalanmış Polis müdürü adama sormuş; &nbsp;Avlanma izniniz var mı?.. diye sormuş, polis müdürü…</p>



<p>Yoook !.. demiş adam, Ayrıca gerek de yok !.. Çünkü bu balığı ben evimde besliyorum.. Her gün buraya gelip gölde bir müddet yüzdürüyorum.. Islık çalıyorum dönüp geliyor, alıp eve götürüyorum !?..</p>



<p>Tamamen palavra demiş polis müdürü, Balıklar bu dediğinizi asla yapamaz !.. Elinizdeki suç delili bu balıkla birlikte sizi şimdi hakim karşısına çıkartmak zorundayım !..</p>



<p>– İnanın bu gerçek efendim.. İsterseniz göstereyim !..</p>



<p>Tamam.. Görelim bakalım hadi !?..</p>



<p>Adam balığı gölün derin sularına bırakmış, aradan birkaç dakika geçmiş, polis müdürü adama dönüp Evet demiş..</p>



<p>– Evet ne ?.. demiş adam ..</p>



<p>Ne zaman geri çağıracaksın !?..</p>



<p>– Neyi!?..</p>



<p>Neyi olacak !?..Balığı !…</p>



<p>– Hangi balığı</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/hangi-balik/">Hangi Balık</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/hangi-balik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayakkabı Yazısı</title>
		<link>https://www.basucuyazilari.com/ayakkabi-yazisi/</link>
					<comments>https://www.basucuyazilari.com/ayakkabi-yazisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[BasucuYazılari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 08:34:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.okuizle.net/?p=780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kız kardeşimin çizmesinde ufak bir sökük vardı. Diktirmek için bir ayakkabı tamircisine uğradık. Yaslı bilgin bir amcaydı.. Çizmeleri yarin teslim etmek üzere aldı ve karışmasın diye altına isim yazmak için kardeşime adını sordu. “ZEYNEP”&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/ayakkabi-yazisi/">Ayakkabı Yazısı</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kız kardeşimin çizmesinde ufak bir sökük vardı. Diktirmek için bir <a href="https://www.basucuyazilari.com/tag/ayakkabi/" class="st_tag internal_tag " rel="tag" title="ayakkabı">ayakkabı</a> tamircisine uğradık. Yaslı bilgin bir amcaydı.. Çizmeleri yarin teslim etmek üzere aldı ve karışmasın diye altına isim yazmak için kardeşime adını sordu. “ZEYNEP” dedik.. Amca ismi yazmadı. Soyadını yazalım kızım dedi. Ve ayakkabının altına soy ismimizi yazdı. Sonra donup dedi ki ; “Sen çok güzel bir isim taşıyorsun kızım ZEYNEP peygamber kızının ismi..  Sakin ismini ayak altına yazdırma..</p>
<p>Şimdi düşündüm de adettendir diyerek her gelinin ayakkabısının altına isimler yazıldı.</p>
<p>Ayşeler</p>
<p>Fatmalar</p>
<p>Zeynepler</p>
<p>Haticeler</p>
<p>Rukiyeler</p>
<p>Gülsümler</p>
<p>Amineler</p>
<p>Meryemler Sultanlar vs…</p>
<p>Müslüman kadınların hangisinin ismi kotu ki?</p>
<p>Kimisi bir peygamber kızının kimisi anasının ismi..</p>
<p>Anladım ki bu da Batının bir oyunuydu bize. Müslüman kadınların ismini ayaklar altına almanın güzel gösterilmiş bir oyunuydu…</p>
<p>Hani Boksör Muhammed Ali tüm yarışmacıların ismini yerlere yazdıklarında ” benim adimi yere yazmayın ben Peygamber ismi taşıyorum ” diye uyarmıştı ve onun ismi duvara asılmıştı.. Belki bizde bu bilinçle isimlerimizi ayak altına yazdırmaktan vazgeçeriz…</p>
<p>The post <a href="https://www.basucuyazilari.com/ayakkabi-yazisi/">Ayakkabı Yazısı</a> appeared first on <a href="https://www.basucuyazilari.com">Başucu Yazıları</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.basucuyazilari.com/ayakkabi-yazisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
